Şimdi Ara

Kiracıyı evden çıkartamıyoruz, sıkıysa çıkartın diyor. (23. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
3 Misafir - 3 Masaüstü
5 sn
530
Cevap
8
Favori
45.352
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
32 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 2122232425
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Hep diyorum. Kökü toprakta olmayacak.  oturacağın evi alacaksın. Yazlığını alacaksın veya yapacaksın. Yazlığı gitmediğin sürece kiraya ver. Ama hep öncelik "kendim için" olacak.


    Varsa bol paran, al tekneyi ver kiraya. Kökü toprakta mı? Bugün burada, yarın Hırvatistan'da...

     

    -------

    "İnvaziyon" !! Beni bu ülkeden çıkmaya zorlarlarsa öyle bir emiklerim ki gittiğim yeri, akılları hayalleri şaşar. Yerlerinde olsam fazla eşelemezdim. Elimizi kolumuzu sallayarak 196 ülkenin 170'inde yaşayabilecek en az 350.000 baş varız. Toplamda milyarlar emikleyebiliriz. Zerre de hicap duymam. Beni memleketimden etmişler, gerisi umurumda olmaz.


    Hatta kendi adıma konuşayım, komisyonumu alır, kalanını direniş için gerekli yerlere iletirim.


    Beni bu ülkeden kim koparırsa ona bela olurum minik minik, çaktırmadan. Üstüne bir de bana teşekkür ederler. Öyle tatlı tatlı yaparım.


    Bu da işin geyiği. Allah korusun. Ama böyle bir pozisyona düşersek harbiden yaparım.  80 sonrası doğmuş liboş dünyaya götünden entegre olmuş burjuva çocukları olarak çevirebileceğimiz dümenin, pisliğin, verebileceğimiz rüşvetin, buharlaştırabileceğimiz paranın, manipüle edebileceğimiz hukuki açıkların haddi hesabı yoktur. 😁


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Huseyin-ZST kullanıcısına yanıt

    Senin ev fiyatlarını bildiğim falan yok kusura bakma.

    Etrafımda 10'dan fazla emlakçı var, 5 sene önce 400k lık evler şuan 3m-3.5m lira ankarada. Sahibinden.com üzerinden aç bak emlak fiyatları değişimine ankarada. Senin verdiğin örnek çok uç ve topu topu max 500-1000 konutu kapsıyordur. Onlar da zaten sonradan görme parayı nasıl kazandıkları muamma tipler, başbakan var diye sadece o bölgede saçma sapan fiyatlar oluşmuş. Konut fiyatları dolar bazında bile 2 ye katladı son 1 senede. Çk temiz yatırım aracı oldu hele bir de 2019-2020 daki kaymak faizlerle alındıysa çok temiz zengin olma aracına dönüştü. Enflasyona karşı bile 4-5x kazandırdı. Ha bu kadar mülteci gelmeseydi, pandemi olmasaydı, rusya-ukrayna savaşı çıkması fiyatlar bu noktaya gelmeyecekti tabi, arz patlayınca, yetersiz konut yüzünden fiyatlar böyle oldu.


    Ayrıca bizim millete ders olsun, mis gibi kasabasını köyünü bırakıp para kazanıcam diye büyükşehirlere doluştular, ortaçağ kölesi gibi hayat sürüyorlar. Ne yedikleri içtikleri kendi köylerindeki gibi sağlıklı doğal, ne soludukları hava.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Dark_Soul -- 27 Ağustos 2022; 0:44:5 >




  • Dark_Soul kullanıcısına yanıt

    Son dediginiz kismin mantiki bir boyutu yok. Köyden insanlar keyfi içinde gelmiyor. Devir teknoloji devri, internetinden, iş sahalarina her şey degisiyor artik. Turkiyenin muhtelif adi anilmayan ekseri şehirleri halen daha 1900 lerde yaşiyor. Dogru duzgun ne istihdam ne endustriyelleşme var ne de egitim, kulturel gelisime odakli bir calisma var. Haber bultenleri bile sadece Istanbul, Ankaradan haberleri gosteriyorlar. Sanki ulkede başka sehir yokmus gibi. Insanlar tabiki de bir hayal belki güzeldir degisimdir hevesiyle buyuksehirlere gisiyorlar. Gidiyorlar da belalarini mi buluyorlar, evet. Ancak tüm suçu cahil de olsa insanlarda aramak saçmalik oluveriyor maalesef.


    Devlet planlama için vardir, " devlet aklı" denen kavram bunun için kullanilir. Aklini maalesef ne kadar kullandigi benim nezdimde muamma varsa yoksa, dümenden seçim yatirimi yapilmakta buyuksehirlere, diğer sehirlerde ne şehirlerlesme ne de istihdam alani özellikle halen daha çok geride.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Huseyin-ZST kullanıcısına yanıt

    Farkli ülkelerde konut alimi ya da kolay likitideye dönusturulebilecek alanlara para yatirmak her zaman daha mantikli geliyor. Birden çok konutu tek bir ulkeye yatirmak mantikli gelmiyor, ozellikle stokastik açidan bu ulke gelecek adina belirsizlikler ve risk iceriyorsa tekrar dusunulmelidir. Her kişide maneviyat-i vataniyye zehabi farkli şekilde zuhur bulmaktadir. Şahsim adina trilyonlarca galaksi bulunan bir evrende, 13.7 milyarlik işik yili süre zarfinda yaşadigim epi topu sağlikli olmasi öngörülen 50-60 yili dünya denen gezegenin neresinde yaşadigimin bir önemi yok, önem arz eden, huzurumdur o kisacik zaman dilimde benim için. Sonrasi zaten karbondan geldim, karbona donuşümumdur. (Stardust) Ben 100 yil sonra olmayacagim, 100 yil önce bana burada doğmak isteyecek misin diye sormadiklari gibi. Neresinde öldügüm de bir onemi yok, bu minvalde. Azicik işin felsefi boyutuna girersem sizin gibi, dusuncem bu yonde, tek istedigim bir gelecej olursa cocuklarim adina onlarin, cekmekte oldugum belli başli sikintilari tekrardan çekmemelerini istememdendir. Her sey onlar adina, ülkelerin bekalari, dunya duzeni zerre umurumda degil tamamen, analitik, akil odakli bir bakiş acisi tasiyorum. Herhangi bir maneviyat temelim yok maalesed.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi krstarica -- 27 Ağustos 2022; 2:6:44 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Dark_Soul kullanıcısına yanıt

    Sıfırcı iseniz mümkün.


    Ben yeni ev aldım. Ankara'da. Ankara'nın nüfusen en yoğun ve düzgün bölgelerinde ev aradım. Fiyatları gayet iyi biliyorum. Şu anda da kayınvalideme ev arıyorum.


    Yeni muhitle, sıfır bina ile işim pek yok. Ankara'da yaşayacağım bölge: Çankaya mahallesi, Güvenevler mahallesi, kavaklıdere ve Gaziosmanpaşa. Ne yıldız'a çıkarım, ne oran'a... Ne de Esat'a inerim.


    Bu coğrafyada, şu anda rahatlıkla 110.000 dolara ev alırsın. Bu bölgedeki evler de kabaca 10 yıl önce 200.000 dolar ile 250.000 dolar arasında idi.  


    Ben Çankaya mahallesinde, atakule'ye yürüyerek iki dakika mesafede, tek katta (dubleks falan değil), 240 metrekare, 5 oda 1 salon ev aldım yenilerde. Arka arkaya iki araba park edebildiğim, bana ait açık otoparkı da var. Arsa payım 1/4'ün üzerinde. İsterse kentsel dönüşüme girsin. Ev üç katlı. İmar izni 5 kat. Kuruş ödemeden iki küçük dairemi alırım.  ama yapmasınlar gözünü seveyim. Büyük ev bulmak zor.  neyse, ben bu evi 2021 Aralık'ta 1.040.000'e aldım. Emlakçı, alım satım masrafı, bankanın soktuğu falan derken 1.100.000'e geldi. Dolar kısa sürede 9'u aştı. 10 lira iken buldum. 13'e fırladığı gün aldım. O yüzden aslen 110.000 dolara aldım desem yalan olmaz. 13'den hesap yapmamak lazım.


    Bu sırada GOP'da 4+1 evler 1.200.000tl idi. Yani 120.000 dolar. Şu anda dolar 18. Aynı evler şu anda 2 - 2.1 milyon TL. Hesabını sen yap. Pek bir şey değişmiyor anlayacağınız. Aynı bölgede, aynı metrekare olup 3 milyona olan ev de var tabii. Atıyorum site içinde, kapalı otoparklı... Ama o ev eskiden de diğerinden pahalı idi...


    Emlakçı tanıdıklarına selam söyle, cücük kadar akılları ile safları gazlamasın (hiç olmazsa Ankara için). Memlekette bir işte tutunamayan ya emlakçı oluyor, ya galerici.  benim muhitte çalışan 30 emlakçı varsa, yarısını silsek hiçbirimizin hayatı değişmez. Ne ev bulmakta zorlanırsın. Ne satmakta... Böyle de bir işe yaramaz adamlar. Yüksek lisanslı finansçıyım ben. Onların ise çoğu şark kurnazı. Beni kekleyemezler. Aynen böyle söyle kendilerine.


    Sıfır evler enteresan fiyatlara oluyor. Ona bir şey diyemem. Maliyetler ortada. Ama o da beni pek ilgilendirmiyor. Zira sıfır evleri beğenmiyorum. Kutu gibi oluyor. 4+1 yapıyor. Odalar 10-12 metrekare. Salon 35-40 metrekare. Hepsi birbirine benziyor. ruhsuz. Dolayısıyla hasssirelle... 55 metrekare salonu olan evde doğmuşum. Sıfır olsun diye o kutu gibi salona girmem aga ben. İstanbul'da olsam deprem riskinden ötürü yaklaşımım değişir. Ama Ankara Çankaya beybisi. Bina kalitesi yüksek. Deprem riski yok. O yüzden eski bina sorun teşkil etmiyor. Bir de hiç olmazsa L salon yap be mübarek. Dikdörtgen salon yapıyor. Salona giriyorsun Bellona cıngılı çalıyor kafanda... 🤣😂 Bir oyuntusu olsun, girinti çıkıntı olsun... Yok. Kutu... Bellona ve İstikbali koy diye... Şuraya bir L kanepe...  


    Yaşlı bir ev buldum mis gibi. 65 metrekare salonda takılıyorum. İki cephesi komple pencere, yarısı da yere kadar falan. Asansör yok, ama birinci kattayım. 80'e kadar gideri var.  Arada ölmezsem veya kentsel dönüşüme girmezse 45 yıl otururum ben.  benim kafa böyle. Bir kere alayım. İçinde öleyim. 45 yıl sonra hala sağ isem bunu satarım. Şu anda sıfır olan bir rezidansa geçerim. Aynı para olacaklar zira.  


    Piyasayı da gayet iyi biliyorum. Kayınvalideme devamlı ev bakıyorum. Bulamıyorum. Sebebi de asansörlü ve merkezi ısıtmalı ev isteği. Bu ikili kombo ile istediği muhit kolay kolay denk gelmiyor. Memleketim ve bir arada yaşama kabızlığından doğan kombi saçmalığı... Müstakil eviz çünkü... Bir bina komple ısınır, komple soğur. Aynı şekilde ısınmak istiyorsan merkezi ısıtma ile kombi arasında bir ısınma maliyeti farkı yoktur. Şu anki evimin en tiksindiğim şeyi kombili olması. Kazancı mıyım Ak47 ben!? Neyse, aletin opentherm protokolü vardı çok şükür, ev otomasyon sistemime entegre ettim. Alarmı devreye alıyorum, kombi kısılıyor falan...  




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Huseyin-ZST -- 27 Ağustos 2022; 11:49:25 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Ben de benzer şeyler düşünüyorum. Ama kötülere meydanı bırakacak adam da değilim be aga. Maksat kötüler kazanmasın. Sessiz kalırsak bu kötüler dünyanın her yerini yaşanmaz kılarlar.


    Yatırım konusunda ise taşınmazdan ziyade taşınır bir kafa yapısı bana daha uygun. Bugün burada, yarın orada... Bir iş yapayım, küçük olsun, müşteri dünyada her yerde az az olsun. Sıfıra yakın yatırımla üreteyim, dünyaya satayım. Böylece, istediğim her yere işi taşıyabileyim. Ama tabi iş küçük olduğu ve hacmi taşındığım yere göre büyümeyeceği için Türkiye'de olsam da, Almanya'da olsam da kabaca aynı parayı kazanacağım için gelişmiş memleket bana gelmez. 

     Sekmez bir durumdur. Türkiye'de tatlı hayat 2000 dolar gelirle başlar. Hanehalkı geliri değil. İki kişi çalışıyorsanız biri maaşlı çalışan olacak. 700-800 doları cebe koyacak. Düzenli gelir evin huzuru için çok önemli. O yüzden istersen 10.000 dolar kazan, diğer kişi eve düzenli geliri sokacak... Diğeri de ayda ortalama 2000 dolar kazanacak. Çiçek. İstediğini alır, istediğini giyer, istediğin yere tatile gider, birkaç yılda bir yurtdışı gezer, çocuğunu istediğin okulda okutur, güzel güzel takılırsın. Bir tek arabalar dandik olur. Zaten Türkiye'deyiz. Vergi haram. Aklı olan çok para vermez.  


    Kimsenin ağız kokusunu çekmeden 2000 dolar kazanmak çok zor değil.


    Ama aynı hayatı Almanya'da yaşamak için bana lazım 8000 Euro minimum. Otomatikman daha fazla sorumluluk yüklenmek ve daha fazla ağız kokusu çekmeyi beraberinde getirir. O yüzden işi tutturup, Türkiye gibi ülkelerde yaşamak tatlı. Yeter ki "o işi" bul.


    Yatırımda da ben leşçi spec biri olduğum için kafam tekneye basıyor. Tamirini ve üretmeyi de biliyorum. Yasaları da biliyorum. Trinidad Tobago'yu bir gün bir tufan vurur, gider hurda bir tekne alır, toplamak için gereken malzemeleri de oradan diğer hurdalardan toplar gelirim. Türkiye'de tamir ettirir suya indiririm. 350.000 Euro'luk tekneyi 120.000 Euro'ya mal edip kiraya veririm.  Ülke karışsa benim tekne Hırvatistan'a gider. Orada kiraya veririm.  Hatta b planı için "hazırda beklet" de yapabilirim. Hırvatistan'da şirketi kurar, tekneleri şirkete kaydettirir, ama Türkiye'de kiraya veririm. Uzanan gerekirse çalışma iznim de hazır olur falan...  


    Yerleşik ama her an göç edebilecek esneklikte olmayı seviyorum. Bir şey olacağından değil. Kafam atarsa gidebileceğimi bilmenin verdiği özgürlük hissi. Kimseye mahkum değilim kafası.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Huseyin-ZST -- 27 Ağustos 2022; 11:26:37 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Huseyin-ZST kullanıcısına yanıt

    Yunanistan'da oturum izni alımı 250 k Euroluk konut alımı ile mümkünmüş, açıkçası bu işlerle ilgilenen emlakçılarla görüştüm. Ev arayışındayım. Hem yazlık anlamında hem oturum ve oturumun sonunda 5 yıllık daimi kalım ile vatandaşlık elde edinimi mümkün. Rodos'tan ev alırım tatilimi orada yaparım bir de üstüne Euro bazında kiralarım. YIlın 3 mevsimi hem de. Aynı fiyatlardan, Bodrum'da bir yer almaya kalksam, insan kalitesi, düdükleyen esnafı, lokantası, hiçbir kanunu tanımayan insanıyla düzeniyle uğraşmak durumunda kalacağım.


    250 k EUro şu an TR standartlarında basit bir daire artık. Yunanistan'ın gelecek kaygısı yok, mal mülk güvence riski TR'den çok çok ileride. Taşınmazlarımdan bir kısmını olası bir sıkıntı durumunda oraya taşımak kesinlikle aklımda olan düşüncelerden.


    Olaya sadece gelir/gider bazında bakmayın derim. TR de kazanılan 10000 dolar Almanyada kazanacağım 3000 Eurodan çok daha değersiz benim için. Sebebi, buradaki yaşam kalitesi, medeniyetsiz topluluk, demografik yapı içerisinde yer alan, ne idüğü belirsiz göçmenlerin gelecekte yaratacak sorunları ve eğitim kalitesi gibi unsurlar eklenebilir. Ben çocuğumu okula gönderirken stres oluyorsam, o stresin bedeli parayla ölçülemiyor. Medeniyetsizce korna çalan, kirasını ödemeyen ayılarla, muhattap olmak zorudna da olmak istemiyorum. Maalesef devlet kavramı, orman kanunlarının berisine geçmiş durumda. Bu yeni bir şey de değil bu ülkede.


    Siyasi belirsizlik ve getirdiği, ekonomik resesyonları da hesaba katarsak TR gibi bir ülke ,içerdiği riskler hasebiyle kolay kazanç dahi vaad etse, Almanya gibi bir ülkede 3000 Eurodan gelen eşin de çalışması durumunda eve girecek total 5000 Euro gibi ortalama bir gelirle öleceğim güne kadar huzurlu yaşayacağıma inancım var.


    Balkan ülkelerinden 2 sinde 2 şer yılı aşkın yaşadım. TR'ye o sürede dönmeyi hiç düşünmedim. Yurtdışında yaşamanın rahatı oraya gidenlerin bilebileceği bir şey. Kesinlikle paradan daha fazla huzur getiren şeylerin başında medeniyet ve medeniyetin getirdiği gelecek teminatıdır. Paramın bankada güvende, malımın sokakta güvende olduğunu bilmek bambaşka bir duygu. En önemlisi çocuğumun güvencesi ben zaten şurada 30 sene sonra mort olacağım taş çatlasın. TR' de aldığınız aracın hayalet ekranını, tekerini farını çaldırmamamak için garaj tuttuğumuz (Siteli konut aldığımız), güvenli yere park etmeye çalıştığımız bir konuma geldik. Herkes üçkağıtçı, dolandırıcı olmuş. Devletin yolduğu vergileri saymıyorum bile.


    Bakın paranız olsun, şu an çıkıp 0 araç, motorsiklet alamıyorsunuz. Bayiiler vermiyor. Her şey stres sebebi. Aralık ayına gelin isim yazalım yapıyorlar. Aynı araçlar sahibinden de %50 karla Galericilerin elinde 0 satışa sunulmuş. Paranızın da bu ülkede hükmü yok demem o ki. Bu kadar oynak bir piyasası, emlak sektörünü takip etmek bunlarla mücadele vermek niye? Bu bileği bükmeye uğraşmak imkansıza yakın çünkü insanların çoğu böyle, bu diyarı terk etmekse çok daha kolay olan. Bir ömrümüz var 10 değil. Bahsettiğim olaya geri dönüyoruz. Nerede doğduğumun ya da öldüğümün maneviyat minvalinde bir değeri yok. Aradığım, güvence, huzur ve miyadımın bu süre zarfında huzurlu dolması. Ben bu ülkeden gittikten sonra, ülkenin durumu Antillerde'ki Martinique'den, Aruba'dan farkı yok benim için, ne olup bittiğine bile bakmam.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi krstarica -- 27 Ağustos 2022; 15:4:32 >




  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Benim pek böyle sorunlarım yok açıkçası. Ankara'nın benim yaşadığım bölgeleri oldukça düzgün. Ankara genel olarak düzgün. Trafikte magandalık yüksektir. Ancak bana o da dert değil. Evim işim arası 3km. İşim annemin evi arası 600 metre. İşim kayınvalidem arası 2km. Trafikle pek işim olmuyor bu sebeple. 57 Belair'ıma biniyorum. Sırf Cinnah caddesini tırmanırken sesini duymak için eski cumhurbaşkanlığının etrafından dolanmak yerine protokol yolundan iniyorum falan.  Benim keyfim yerinde. B planım olsun tabii ki isterim. Ama bir yere gidesim yok. Niye ben gidiyorum hem? Kötüler gitsin. Gencim, güzelim, cumhurbaşkanımızı öyle de gönderirim, böyle de gönderirim. En kötü top arabasında görürüm. Acelem yok.


    Türkiye'de yaşadığım için ek stres yaratan çok unsur yok hayatımda. Yurtdışında yaşayan bir çok arkadaşımın stres seviyesi benden yüksek. Hayat gayesi her yerde dert.


    Türkiye'de biraz farklı kafa ile yaşıyorum. Bir esnafın kazık attığını hissedersem bir daha gitmiyorum. Esnafı internete kırmak gibi bir lükse de sahibiz artık. Türkiye'de su kurudu diyelim, bir şey çok pahalı ise yurtdışından gelene getirtiyorum. İyice pisini çıkardım. Artık son dönemde ikinci el alıyorum. Normalde ihtiyacım yok. 5500x işlemci alacağım mesela. Yurtdışında daha ucuza ikinci el 5900x buluyorum. Yabıştırıp alıyorum falan...  kendimi kovdum. Resmiyette İşsizim. SGK'da hatuna bağlıyım. 4000 iş günüm var SGK'da. 7000'de emekli oluyorum. Ama 62 yaşında emekli oluyorum. O yüzden 27 yılım var. Ama 3000 iş günüm var. 62 yaşımda 7001 günde emekli olmayı planlıyorum. 1 gün devlet baba için.  


    Otomobil meraklısıyım. Şu anda üretilen hemen hemen bütün arabalar bana acayip ruhsuz ve keyifsiz geliyor. Çok çok nadirdir beni heyecanlandıran araba. Porsche 911'i de karun kadar zengin olsam gene almam. Bana ters. Dolayısıyla Almanya'da da beni tatmin edecek çok araba yok. Klasiklerle mutluyum bu sebeple. Sıfır alacağım ve yok mu? Almam lan. Zaten boktan bir araba alacağım. İki yıl sonra alırım. Şeyimde olmaz. Boktan derken de, isterse d sınıfı olsun. Ruhsuz, dandik bir araba olacak. Son zamanlarda kullanıp da "yapmışlar be" dediğim araba neredeyse yok. Bana bir Passat ile i20 arasında sadece ebat farkı var. Öyle yıldım üreticilerden.  


    Biraz farklı kafadayım anlayacağınız. Şimdi benim 57'yi Almanya'da toplattığımı hayal etmek istemiyorum. Türkiye'de beleş işçilik. Mallar arkadaşların bavulunda geliyor. Pisini çıkardım gene. Çıkma Th350 şanzıman geliyor şu an. Yolda.  Bir kulbunu buldum. Gümrüğü geçerse benimdir. Yoksa hiç benim olmamıştır. Söz konusu arabanın 25 yıldır muayenesi yok. Her gün beş çevirme geçip işime, beş çevirme geçip evime gidiyorum... Polisler selam veriyor falan. Alkol çevirmesi oluyor, bana geç geç yapıyorlar. Gerçi alkollü kullanmam ama olsun, güzel yani hayat. Bayide araç yokmuş... Olmasın. No problemo. Bayiye koyayım da tur atsın. V8'in titretmesi... Anlayamaz o bayi. 1.0 RC otomobil motorunu galeriye satsın. Galeri de elalemi kazıklasın. Ben yokum zaten. Hayalet ekran da onlara girsin. Bana düzgün keyifli otomobil versinler. Veremiyorlar. Mazda Miata istiyorum. Götünü kaldırıp gidebileni 2 litre. Ama otomatik. Miata dediğin manuel olur. Manuel olanı 1.5. Miata lan. Onu bile geberttiler. Cabrio 1.8t Audi var bende mesela. Tam bir kalas.  O yüzden zaten şeyimde değil. Buggy alıp kendim go-karta çevirip şehirde keyifle binesim var. O kadar tiksiniyorum yeni arabaların ruhsuzluğundan.


    Türkiye konusunda da o kadar umutsuz değilim. Kafa göz yara yara öğreniyor halkımız. Dış minnaklar konusunda da Türkiye'nin ekonomik büyüklüğü, nüfusu, ekonomisinin %62'sinin yabancı sermaye olması ve hayvanca borçlu olmasına güveniyorum. Alacaklı alacağını tahsil etmek ister. Milyar dolarlık yatırımı olan yatırımını korumak ister. Avrupa bir göç dalgası olmasın ister. Türkiye bu. Suriye'ye benzemez. Göç dalgası öyle 3 milyon 5 milyon olmaz. 25 milyon olur.  


    Türkiye'yi bıraksam nereye giderim? Hırvatistan olabilir. Yunanistan güzel ama bir süre sonra kabak tadı verir. Atina'da kaldım bir süre. İzmir'in azıcık daha çok paralı olanı. Kafa yapısı çok benzer. Üstelik ülkenin en büyük şehri ve başkenti. Dolayısıyla Türkiye'nin çok daha büyük bir potansiyeli var. Ama şirin mi? Şirin. Ona lafım yok.


    Adalar güzel; ama küçük kasaba kafası için henüz gencim. Sıkılırım ben.  365 gün yaşadığımı düşünemiyorum.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Huseyin-ZST -- 27 Ağustos 2022; 23:28:5 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • sayfadaki birkac mesaj goy goy dolu




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lucius24 -- 28 Ağustos 2022; 11:18:13 >
  • Sorun şurdan kaynaklanıyor. Tüm çalışanların maaşları enflasyon altında ezildi. Asgari ücret iki katına bile çıkmadan ev fiyatları 3-4 kat arttı. doktor, polis, memur, işçi vs. bunların maaşları iki katına bile çıkmadı. Durum böyleyken, yani kimsenin maaşı reel olarak enflasyon oranında artmamışken, ev fiyatları gerçek enflasyon oranında realize edildi. Ev sahipleri enflasyon oranında kira artışı istiyor mesela. Sen istiyosun da, istediğin adamın maaşı o kadar artmadı ki. Sen hastaneye gittiğinde senin hayatını kurtaran doktorun maaşı o kadar artmadı, senin malını canını koruyan asker ve polisin maaşı o kadar artmadı, kapından çöpünü alan çöpçünün maaşı o kadar artmadı ama sen bu adamlardan bu hizmetleri almaya devam edip, enflasyon oranında zam istiyosun. Yani ülkede genel bir fakirleşme varken sen bundan muaf olmak istiyosun. Herkesin yaşam standartları iki kat düşsün ama seninki hiç düşmesin. Sen ağa gibi yaşa diğerleri maraba olsun. Niye çünkü eve yatırım yaptın.


    Yatırım yaptığın şey temel bir ihtiyaç ve fiyatlandırmayı devlet kontrol eder. Sen evini alırken de durum böyleydi. Bunu bilerek aldın, yatırımını buna göre yaptın. Hem evin değeri durduğu yerde 4 kat artacak, hem de kiran 4 kat artacak? Ev değil de lüks bir araba kiralıyor olsan o zaman istediğin kadar zam yap kimsenin umrunda olmaz. İsteyen kiralar, istemeyen kiralamaz. Üstünden para kazandığın şey bir temel ihtiyaç. Mesela şu an ev fiyatları 4 kat arttı. Aynı hızla enflasyon oranında artmaya devam edip seneye 6 kat mı artmış olacak mesela? Bu enflasyon furyası başlamadan önce kirası 1000 lira olan ev şu an 4000tl. Seneye 6-7 bin mi olacak? Nereye kadar bu artışı devam ettirebileceksin? Bence devlet bu işlere müdahale etmek konusunda yetersiz bile kalıyor, vahşi kapitalist bir sistemde olduğumuz için insaflı bile davranıyor. Eve yatırım yaparken fiyatları devletin kontrol ettiğini bile bile yaptınız bu yatırımı. Devletin kanunları kiracıdan yana düzenlediğini bile bile yaptınız. Şimdi ağlamanın anlamı yok. Ev almasaydın o zaman. Yatırımını başka bişeye yapsaydın. Yok öyle herkes fakirleşsin ama ev sahibi olanlar hiç etkilenmesin.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi SUBJECT 101 -- 28 Ağustos 2022; 16:19:26 >




  • SUBJECT 101 kullanıcısına yanıt
    Yerinde gayet açık bir açıklama olmuş katiliyorum

    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • SUBJECT 101 kullanıcısına yanıt

    Bu saatten sonra olacagi soyleyeyim bende, tövbe diyorum. Yatacak yerim olmasin ki, çikartma tahahhütsüz kontratli kiraciya asla vermem. Istemeyen oturmasin, biri gelir nasil olsa. Yok öyle. Benim de gelirim duşuyor ben ne yapacagim o zaman? Ben marketten peynir alirken, gecen sene 50 lira iken kilosu simdi neden 150 lira veriyorum. Ev sahipleri Avrupa da yaşiyormuş gibi konusmussunuz. Herkes enflasyon altinda eziliyor ve en az zararla malindan menfaatlenmek hakkini almak da hakkidir. O zaman hukumet ulkeyi batirmasaydi da bu duruma dusurmeseydi insanlari. Benden devlet gelir vergisi, cevre vergisi, gider vergisi, zart vergisi, zurt vergisi almasini biliyor. Kiraci bunlari ödüyor mu? Ben oduyorum.Ayrica dediginiz kavramlar yerine göre dehisir. O zaman hukumet devletin basi kimse cikacak diyecek ki semt ilce ayrimi yapacak. Neden mi? Luks semt var, gariban semti var. Besiktasta, Ulusta oturan adam kira artisini %25 olarak kabul edemez. Oturdugu yer luks semt cunku. Begebmiyorsa gitsin, daha uygun yerde otursun, bagcilarda, beylikduzunde otursun neyine besiktas. Dedem aklini kullanmis malini bana birakmis ben sittin sene sahip olamayacagim eve evlere sahibim Besiktasta orada burada keriz ben miyim de bedavadan orada oturtacagim. Bu isin sonu kotu. Neden mi? O evimi yakarim gene de orada o adamlaro bedava oturtmam. Ben ev alirken benden 3 milyonlik eve 10 milyon talep edilecek ama kiralarken bedavaya neden kiralayacagim? Aptal olan kiralayan mi? Ulkeyi bu hale getirene de ses cikartin. Senin hesaba göre herkes suçlu bi hukumet suclu degil. Yok öyle dünya.


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • krstarica kullanıcısına yanıt

    senin alıntı yaptıgın eleman demis ki: barınma hakkımız var falan.. simdi o anayasada gecen barınma hakkı onu devlet barınamayacak durumda olanlara sağlayacak.. kanunda ev sahibi kiracılara barınma hakkı sağlar seklinde bir sey yazmıyor.. barınma hakkı falan diye sacmalıyorlar o haklarını devletten isteyecekler fakat bunlar ev sahibinin malına cökme derdindeler.. onu da yazına ekleseydin daha güzel yazı olurdu.. böyle bir hak varsa devlet sağlayacak..




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Lucius24 -- 28 Ağustos 2022; 21:2:50 >
  • krstarica kullanıcısına yanıt

    Burada konu senin özelinde evinle ne yapacağın değil. Senin evinle ilgili kişisel tasarrufun benim özel ilgi alanım değil. Burada genel değerlendirmem gayet yerinde. Ülkede yaşayan herkes bir şekilde küresel ve lokal ekonomik durumdan etkilenirken, ev sahipleri tamamen kayıpsız atlatmak üzerine ev kiralarını ve evleri fiyatlıyorlar. Dolar bazında bile yükselen fiyatlarını savunmaya da kalkmazsın yani. Bu firsatçılıktan başka bişey değil. Devletin tamamen kiracıdan yana olduğu belli bir yatırım aracına bile bile bu yatırımı yapıyosan, devlet müdahale ettiğinde de mağdur rolü oynamaya hakkın yok. Ev kiraya verirken devletin istediği gibi müdahale edeceğini biliyodun. Kural gayet açık ve belli, edince de ya ağlamayacaksın ya da yatırımını başka bişeye yapacaksın.

  • Subject101 Bloklamadan önce korkak gibi kacmayacaksin ki alintilanasin, lafi yerlestirdigini zannedip, cinlik yapma ki cevabini alasin.


    Hukumetin kiraciyi anormal derecede destekleyici tutumu şurda taş catlasin 10 yillik mevzu, insanlar malini mulkunun yatirimini, hukumetin 10 yillik uyduruk işlerine göre yapmiyor. Ailesinden miras alani var, 20 sene önce calisip alani var. Ne zirvarliyorsun da yatirimini bile.bile buna yapmasaydi diyorsun. Sen belli ki kiracisin, malin olsa bu kadar bik bik ötmezdin. Kimse babasinin malini ya da alin terini bedavaya vermek istemez adamin anasi ağlayarak kredi odeyerek aldigi daireyi sana bedavaya otur diye verecek degilim. Hukumete halen daha ses cikartmadigina göre demek ki senin de ne olsugun nelerden nemalandigin belli cunku kiraciyi, kiralayani bu duruma sokan, ulkedeki gerilimi arttiran, ulkeyi multeci merkezi yapan, ekonomiyi çokerten, devlet arsalarini imara acip, peşkeş çeken hukumet. Bi laf da ona diyeydin. Boş boş konuşma şimdi, alemin akillisi sen kerizi biz degiliz.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi krstarica -- 29 Ağustos 2022; 0:42:24 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >




  • Up yapanlar da kesin ev sahibidir. Ne kadar da çok ev sahibi varmış konuda.Benin bu yazılanlara bir cevap yazabilmem için kiracıyı da bir dinlemem gerek demiyorlar da. bir de o anlatsın bakalım ne diyecek.

  • Tahliye taahhütnamesi evlilik öncesi sözleşme gibidir:

    Hiçbir sözleşme yasadan üstün olamayacağı için yasanın tanıdığı haklar kiracı için aynen geçerlidir...

  • sıkıysa çıkar diyebilecek pasiflikte oldugun icin bunu diyebilmis aynisini bana dese cumlesini bitirmeden kafayı gömerdim


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Kayınçonuz iyi niyetinden kaybetmiş. Biz de evimizi kiraya verdiğimiz için kirada oturan bu tipleri iyi bilirim. Bunlar din, iman ile ağlayan, sürekli mağdur ayağına yatarak günübirlik yaşayan tipler. Her sene makul bir miktarda zam yapsaydınız şu an böyle esip gürleyemez, hatta kendi isteğiyle çekip gidebilirdi. Bir söz vardır; acıma yetime döner koyar g*tune...



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi byrolnik -- 29 Ağustos 2022; 12:24:40 >
    < Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
  • Cem_Alim C kullanıcısına yanıt
    o kağıdın tarihi de önemli. kira kontratı ile aynı veya öncesi tarihteyse, otomatik olarak geçersiz. çünkü kontrat yapma ön şartı olarak görülüyor. "bunu imzalamazsan kontrat yapmam" hesabı.
    kontrat tarihinden sonraki tarihte ise mahkemeye bağlı. hangi kiracı , kontrat yapıp, evi kiraladıktan sonra "istediğim zaman evden şutlanacaksın" diyen kağıdı imzalar?

    < Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı >
  • 
Sayfa: önceki 2122232425
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.