Şimdi Ara

Bakan Kurum'dan müsilaj açıklaması: 'Şu an müsilaj yok ancak tehlike bitmedi' (2. sayfa)

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
1 Misafir - 1 Masaüstü
5 sn
28
Cevap
0
Favori
650
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
9 oy
Öne Çıkar
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
Giriş
Mesaj
  • Bakan Kurum'dan müsilaj açıklaması: 'Şu an müsilaj yok ancak tehlike bitmedi'

    Fotoğraf ayarlarında anormallik yok. Su o kadar siyah ki anlatılamaz. Zaten sol tarafta bitkinin yeşilliğini fark edeceksiniz.

  • Alıntı:

    Ergene Zift Akıyor, Mahsul Çürüyor"

    --------------------------------------------------------------------------------

    BİA Heber Merkezi

    21.07.2001

    --------------------------------------------------------------------------------

    BİA- Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkanı Ufuk Uras , çevredeki sanayi atıklarıyla zehirlenen Ergene Nehri'nin temizlenmesini isteyen Çiftlikköylülere destek verdi.


    Uras,ülkenin dağına taşına "Bu vatan bizimdir" yazılarak sorunların çözülemeyeceğini söyledi. Uras, Ergene Nehrinin bir an önce temizlenmesini, tarım politikalarını çiftçiler lehine düzenlenmesini istedi.


    Ergene nehri zehir akıyor


    Uras, Edirne'ye bağlı Uzunköprü ilçesine bağlı Çiftlikköylülerin yaptığı protesto toplantısına katıldı. Bölgedeki sanayi kuruluşlarının kirlettiği Ergene nehri civarındaki Çiftlikköylülere konuşan ÖDP Genel başkanı ufuk Uras şunları dedi:


    "Bu vatan bizimdir" diye yazmakla olmuyor


    * Bu ülkenin dağına taşına "Bu vatan bizimdir" denilerek surunlar çözülmüyor. Ülke IMF'nin direktifleriyle yönetiliyor. O zaman dağa taşa yazılan "Bu vatan bizimdir"in anlamı nedir? Eğer sorunlar böyle çözülüyorsa, dağa taşa "Bu vatan IMF'nindir" diye yazılsın.


    * Ergene Nehri sanayi atıklarının zehiriyle akıyor. Bölgedeki binlerce dönümlük çeltik (pirinç), ayçiçeği ve buğday tarlaları bu zehirle sulanıyor .


    * Çiftlikköylülerin dediği gibi, Ergene'nin zehiriyle sulanan mahsul, artık dane vermiyor. Bu nasıl vatan sevgisidir.


    * Ergene'nin bir an önce temizlenmesi gerekiyor. Vatan sevgisi, dağa taşa yazı yazmakla olmaz, Ergene nehrini kirletmemekle olur .


    * Yetkilileri bir an önce Ergene'yi doğal haline dönüştürmeye çağırıyorum.



    "Zift akıyor, kokuyor"


    Ergene Nehri'nin üzerindeki köprü üzerinde toplanan 600 köylü, köprü korkuluğuna "Dün Bergama bugün Ergene" pankartı astı. Protesto toplantısına katılan Çiftlikköylü Hamit Birinci Bağımsız İletişim Ağı'na (BİA) şöyle konuştu:



    * Ergene Nehri zehir akıyor. Zift akıyor . Simsiyah akıyor. Kokuyor. Evlerimizin pencerelerini kokudan açamıyoruz. Ergene'nin bu hale gelmesinden sorumlu olanlar, bölgedeki sanayi tesisleridir. Hepsi sorumsuzca atıklarını nehre veriyor.


    * Yıllarca ektiğimiz çeltik, ayçiçeği ve buğday artık dane vermiyor. Başakların içi boş çıkıyor. Hayvanlarımızı otlaklarda otlatamıyoruz. Her taraf zehir oldu.


    * Yetkililer hala sessiz. Bizim zararımızı kim karşılayacak? Ankara'dakilere sesleniyorum; Ergene Nehri'ni kirletenler bizim zararımızı karşılasın; cezalandırılsın. Ergene Nehri'nin bir an önce temizlenmesini istiyoruz.





  • Çevre sorunları üzerine akademik çalışmalar yürüten bilim insanı Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehri’nde yaşanan su kirliliğinin Trakya bölgesinde kanser vakalarında artışı tetiklediğini belirterek, “Ergene Nehri’nde ortaya çıkan su kirliliği ölümcül hastalıkları tetiklemektedir. Su kirliliğinin canlı yaşamı için önemli sağlık sorunları doğurduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Nitekim bu alanda yapılmış bilimsel çalışmalar göstermektedir ki, su kirliliği ishal, kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci gibi hastalıkları tetiklemektedir” dedi.

    Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili bir ülke olduğunu, bu sebeple Türkiye’nin zengin su kaynaklarına sahip olduğunun düşünüldüğünü belirten Akyüz, “Bu bilgi kesinlikle yanlıştır çünkü deniz suyu tuzlu olduğu için insan ihtiyaçları için kullanılamaz. Bu nedenle bir ülkenin su kaynakları potansiyeli tatlı su rezervleri ile ölçülür. Tatlı su kaynakları açısından baktığımızda Türkiye’nin yeterli kaynaklara sahip olmadığı söylemek mümkündür. Ayrıca son dönemlerde sera gazlarının salınımının artması ile birlikte etkileri giderek artan küresel ısınmadan dolayı su kaynakları azalmaktadır” şeklinde konuştu.

     

    “HAYATİ ÖNEME SAHİP”

     

    Ülkemizin ciddi bir su sorunu ile karşı karşıya olduğunu da kaydeden Akyüz, “Önümüzdeki yıllarda su sorunu yaşayacak bölgelerden bir tanesi Trakya’dır. Ergene Nehri, Trakya Bölgesi’nin az sayıda bulunan tatlı su kaynaklarından bir tanesidir. Bundan dolayı Ergene Nehri’nin korunması ve geliştirilmesi bölge halkı için hayati öneme sahiptir” dedi.

     

    “1980 YILINDAN BU YANA YASA DIŞI ŞEKİLDE BIRAKILIYOR”

     

    Ergene Nehri’nde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunduğunu belirten Dr. Emrah Akyüz, “Bunlar içerisinde en önemlisi sanayi tesislerinin neden olduğu atıklardır. Trakya bölgesi deri, kozmetik, tekstil ve plastik fabrikalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu fabrikaların atıkları ve atık suları yaklaşık olarak 1980 yılından bu yana yasa dışı bir şekilde Ergene Nehri’ne bırakılmaktadır. Fabrika atıkları kirletici kimyasal maddeler taşımaktadır. Bu nedenle fabrika atıklarının ve atık sularının su kaynaklarına bırakılması, suyun doğal yapısını bozarak kirliliğe neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.

     

    “GELENEKSEL YÖNTEMLERLE YAPILMASI GEREKİYOR”

     

    “Ergene Nehri’nde yaşanan kirliliğin ikinci en önemli sebebi ise tarımda kullanılan suni gübre ve ilaçlardır” diyen Akyüz, “Trakya Bölgesi tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı bir bölgedir. Çünkü tarım açısından Türkiye’nin en zengin topraklarına sahiptir. Türkiye’de artan nüfusun besin ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek ve daha fazla ürün elde edebilmek için tarımsal faaliyetlerde kimyasal gübre ve ilaçlar kullanılmaktadır. Tarımda kullanılan kimyasal maddelerin su kaynaklarına temas etmesi Ergene Nehrinde su kirliliğini tetiklemektedir. Bu nedenle tarımsal faaliyetlerin geleneksel yöntemlerle yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    Bakan Kurum'dan müsilaj açıklaması: 'Şu an müsilaj yok ancak tehlike bitmedi'



     Türkiye Büyük Millet Meclisi 102 yaşında   

     

     Geleceğin mimarlarının tasarladığı maketler sergilendi   Künye    Reklam    Bize Ulaşın    24 Nisan 2022 Pazar   

      Kapaklı Çerkezköy Saray Çorlu Ergene M.Ereğlisi Hayrabolu Muratlı Süleymanpaşa Şarköy Malkara Türkiye Tekirdağ Edirne KırklareliSon Dakika Yazarlar Türkiye Konuşuyor Fotoğraf Galeri WEB TV T Haber E-Gazete Anket Haber Arşiv ANA SAYFA GÜNDEM SİYASET EKONOMİ SPOR DÜNYA EĞİTİM KÜLTÜR SANAT YAŞAM SAĞLIK MAGAZİN BİLİM TEKNOLOJİ RESMİ İLAN

    Ergene Nehri’ndeki kirlilik ölümcül hastalıkları tetikliyor”

    Çevre sorunları üzerine akademik çalışmalar yürüten bilim insanı Dr. Emrah Akyüz, Ergene Nehri’nde yaşanan su kirliliğinin Trakya bölgesinde kanser vakalarında artışı tetiklediğini belirterek, “Ergene Nehri’nde ortaya çıkan su kirliliği ölümcül hastalıkları tetiklemektedir. Su kirliliğinin canlı yaşamı için önemli sağlık sorunları doğurduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Nitekim bu alanda yapılmış bilimsel çalışmalar göstermektedir ki, su kirliliği ishal, kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci gibi hastalıkları tetiklemektedir” dedi.

     



     

     

     

    Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili bir ülke olduğunu, bu sebeple Türkiye’nin zengin su kaynaklarına sahip olduğunun düşünüldüğünü belirten Akyüz, “Bu bilgi kesinlikle yanlıştır çünkü deniz suyu tuzlu olduğu için insan ihtiyaçları için kullanılamaz. Bu nedenle bir ülkenin su kaynakları potansiyeli tatlı su rezervleri ile ölçülür. Tatlı su kaynakları açısından baktığımızda Türkiye’nin yeterli kaynaklara sahip olmadığı söylemek mümkündür. Ayrıca son dönemlerde sera gazlarının salınımının artması ile birlikte etkileri giderek artan küresel ısınmadan dolayı su kaynakları azalmaktadır” şeklinde konuştu.

     

    “HAYATİ ÖNEME SAHİP”


     

    Ülkemizin ciddi bir su sorunu ile karşı karşıya olduğunu da kaydeden Akyüz, “Önümüzdeki yıllarda su sorunu yaşayacak bölgelerden bir tanesi Trakya’dır. Ergene Nehri, Trakya Bölgesi’nin az sayıda bulunan tatlı su kaynaklarından bir tanesidir. Bundan dolayı Ergene Nehri’nin korunması ve geliştirilmesi bölge halkı için hayati öneme sahiptir” dedi.

     

    “1980 YILINDAN BU YANA YASA DIŞI ŞEKİLDE BIRAKILIYOR”


     

    Ergene Nehri’nde yaşanan kirliliğin birçok nedeni bulunduğunu belirten Dr. Emrah Akyüz, “Bunlar içerisinde en önemlisi sanayi tesislerinin neden olduğu atıklardır. Trakya bölgesi deri, kozmetik, tekstil ve plastik fabrikalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu fabrikaların atıkları ve atık suları yaklaşık olarak 1980 yılından bu yana yasa dışı bir şekilde Ergene Nehri’ne bırakılmaktadır. Fabrika atıkları kirletici kimyasal maddeler taşımaktadır. Bu nedenle fabrika atıklarının ve atık sularının su kaynaklarına bırakılması, suyun doğal yapısını bozarak kirliliğe neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.

     

    “GELENEKSEL YÖNTEMLERLE YAPILMASI GEREKİYOR”


     

    “Ergene Nehri’nde yaşanan kirliliğin ikinci en önemli sebebi ise tarımda kullanılan suni gübre ve ilaçlardır” diyen Akyüz, “Trakya Bölgesi tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı bir bölgedir. Çünkü tarım açısından Türkiye’nin en zengin topraklarına sahiptir. Türkiye’de artan nüfusun besin ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek ve daha fazla ürün elde edebilmek için tarımsal faaliyetlerde kimyasal gübre ve ilaçlar kullanılmaktadır. Tarımda kullanılan kimyasal maddelerin su kaynaklarına temas etmesi Ergene Nehrinde su kirliliğini tetiklemektedir. Bu nedenle tarımsal faaliyetlerin geleneksel yöntemlerle yapılması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

     


     

    “TESADÜFİ DEĞİLDİR”


     

    Ergene Nehri’nde ortaya çıkan su kirliliğinin ölümcül hastalıları tetiklediğini kaydeden Akyüz, “Su kirliliğinin canlı yaşamı için önemli sağlık sorunları doğurduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Nitekim bu alanda yapılmış bilimsel çalışmalar göstermektedir ki su kirliliği ishal, kolera, dizanteri, tifo ve çocuk felci gibi hastalıkları tetiklemektedir. Ergene Nehri’ndeki su kirliliğinin neden olduğu en önemli hastalık kanserdir. Kanserin en önemli nedeni hava kirliliğidir. Fakat son dönemlerde yapılan bilimsel çalışmalar su kirliliğinin de kanseri tetiklediğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle Ergene Nehri’ne yaşanan su kirliliğinden dolayı Trakya bölgesinde yaşayanlar kanser hastalığı riski ile karşı karşıyadır. Nitekim son yıllarda Ergene Nehri’nin çevresinde yaşayan hanelerde kanser vakalarında ciddi artışlar meydana gelmesi tesadüfi değildir” dedi.

     

    ÇEVRE MAHKEMELERİ KURULMALI”


     

    Devlete düşen en önemli görevlerden bir tanesinin çevre mahkemeleri kurması olduğunu kaydeden Akyüz, “Türkiye’de çevre fiziksel ve biyolojik unsurlarının korunması için hukuk alanında atılması gereken en önemli adımlardan bir tanesi çevre mahkemelerinin kurulmasıdır. Çevre sorunları teknik bir konudur. Çevre sorunları hakkında sağlıklı bir karar verilebilmesi için bu alanda teknik bilgiye sahip yargı kurumlarına, yani çevre mahkemelerine ihtiyaç vardır. Modern demokrasilerde çevre mahkemeleri giderek yaygınlaşmaktadır. Çevre sorunlarının önlenmesi ve Ergene Nehri gibi önemli su havzalarının korunabilmesi için Türkiye’nin de hukuk alanında bir adım atması, yani çevre hukuku alanında ihtisaslaşmış çevre mahkemelerinin kurulması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

     

    “O BÖLGEDE YAŞAYAN HERKESİN ORTAK DEĞERİDİR”

     

    “Daha önce de belirtildiği gibi Ergene Nehri tüm Trakya bölgesinin önemli su havzalarından bir tanesidir” diyen Akyüz, “Ergene Nehri o bölgede yaşayan herkesin ortak değeridir. Bölge halkının Ergene Nehri’nde kirliliğe neden olan eylemlerden kaçınması gerekmektedir. O bölgede yaşayanların evsel atıkları su kaynaklarına bırakması sonlandırılmalıdır. Ayrıca, tarımsal faaliyetlerle uğraşan bölge insanlarının tarımda kullanılan suni gübre ve ilaçların kullanılmasını sonlandırması ivedi olarak atılması gereken adımlardan bir tanesidir” ifadelerini kullandı.




    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Paganizm -- 24 Nisan 2022; 23:9:44 >




  • Dünyadaki en büyük çevre katliamı müslüman ülkesinde nedense !!!???

  • Paganizm kullanıcısına yanıt

    benim yazdığımla senin yazdığının ilişkisi ne iki boş yapma şamarı yersin bak! kimin sahte hesabısın gerçek hesabını söyle lan! sahte hesaptan klavye fatihliği yapma!


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Penguen Gunter kullanıcısına yanıt

    Küstahça ergen üslubunuzu görmezden gelerek diyorum ki öncelikle son mesajımda bir söz sanatı kullandım eğer bunu üstünüze aldıysanız sizin aptallığınız. Eğer bir paragraftaki yazarın kendi kendine konuştuğunu anlayamıyorsan ne diyeyim ?

  • Paganizm kullanıcısına yanıt

    beni alıntıladın orada konuyu saptıtma! kendi kendine konuşuyon da beni alıntılıyarak niye laf ediyon o zaman sıkıntın ne lan! senin gerçek hesabın var bu forumda onu söyle!


    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • 
Sayfa: önceki 12
Sayfaya Git
Git
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.