New York Times'In haberine göre Rusya'nın Ukrayna'+'da Nükleer silah kullanmayı planladığını deşifre eden CİA Hindistan, Çin ve pek çok ülkeyi devreye sokarak bunun gerçekleşmesini son anda engellemiş.
Exclusive: US prepared ‘rigorously’ for potential Russian nuclear strike in Ukraine in late 2022, officials say | CNN Politics https://edition.cnn.com/2024/03/09/politics/us-prepared-rigorously-potential-russian-nuclear-strike-ukraine/index.html< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > |
Geçen Yıl Rusya'nın Ukrayna'da Taktik Nükleer Silah Kullanması Son Anda Önlenmiş




-
-
Bu tarz hikayeleri biraz serin buluyorum - cool story bro/sis -, Rusya savaş başladığından beri Batı oraya gereğinden fazla müdahil olmasın diye blöf nükleer eskalasyon tehdidinde bulunuyor. Batılı kaynaklar da Putin rejiminin saldırganlığına parmak basabilmek maksadıyla bu Rus blöflerini böyle söylence-vari hikayelere oturtarak malzeme yapıyor. Boris Yeltsin dahi zamanında gayet içli dışlı olduğu Batı dünyasına nükleer tehdit blöfü atmıştır. Devletler arası savaşlar hadi neyse de nükleer silah kullanımı meşru olmayan bir fiilin en başında gelir. Kullanan kendisini her halükarda yakar; karşısındaki bir karşılık vermese bile. Bunu Batılılar bildiği için açıkça Ruslar nükleere başvururlarsa biz başvurmayacağız demişlerdir. Kremlin Batılı standartlarda "deli" veya "kötü" olabilir ama aptal da değil.
-
Ukrayna'yi natoya sokma isteği rusyanin yaşama şansına bir darbedir
Rusya gerekirse kullanır
Moskovaya 800kmye kadar sokulmayi düşünmeyecekti nato
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > -
Ne oldu bu savas simdi?
Kazanan yok kaybedende yok.
Coluk cocuk bosu bosuna hayatini kaybediyor.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
İşin trajik yanı şu Ukrayna Rusya'dan ayrıldığında elinde Sovyetler'den kalma çok sayıda nükleer silahı bulunuyordu. Bu silahları batının teşviki ile Rusya'nın Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne saygı duyacağı - karışmaya ağı şartı - anlaşması ile Rusya'ya teslim ettiler ve aynı Rusya bugün olası bir cephe yenilgisini karşı bu silahları sopa olarak kullanmaktan geri durmuyor. Geçmiş anlaşmaları çiğneyerek Ukrayna'ya doğrudan savaş ilan eden taraf olmasına karşın.
Buda bize her ülkenin eninde sonunda kendi bacağından asıldığını yani uluslarası düzene çok büyük anlamlar yüklememek gerektiğini, evet ulıslarası toplumla uyumlu olmak - meşru davranmak gerektiğini ancak aksi durumlara karsıda her zaman hazır olmamız gerektiğini gösteren bir örnek.
Öte yandan taktik nükleer silahların aslında kullanılması yıkıcı gücü ve yarattığı kirlilik nedeniyle çok güç olan geleneksel nükleer silahların cephede kullanılabilmesi için geliştirilmiş çok daha sınırlı silahlar oldugunu unutmamak gerekiyor. Yani Taktik Nükleer Silahlar ne yazık ki günümüzde sadece caydırıcı bir güç olarak görülen geleneksel nükleer silahların savaş alanına indirilmesi için bir girişim.
Sözün özü dediklerinize geleneksel nükleer silah bağlamında katılmakla birlikte taktik nükleer silahlar konusunda sizin kadar emin konuşamıyorum. Çünkü bu silahlar doğrudan savaşlarda kullanılabilsin diye sınırlandırılmış,aynı niteliklere sahip olmasına karsın çapı düşürülmüş yani kıyamet silahı statüsünden düşürülmüş versiyonlar olarak pekala gelecekte savaslarda görebileceğimiz bir silah.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
-
ukrayna'da kalsaydı da ne olacaktı? aktif etme sistemi onların mı sanıyorsun?
taktik nükleer aslında basit vs değil. toplumları, çevreye olduğunca az zarar vererek yıkmak içindir.
rusların elinde en etkili nükleer ve thermobaric bombalar var. nükleer kullanmadan bile hidrojen bombasını aktif edebildiklerini idda etmişlerdi. bu olursa, hidrojen "çevre dostu" kitle imha silahı oluyor :)
şu da var.
hidrojen bombası yüksekte patlatıldığında o bölgede bir çeşit manyetik düzensizlik yaratıyor. yani elektronikler o bölgede çalışmıyor.
rusya'nın tehtidi boşuna değil. adamlar kınzhallarına güveniyorlardı, haklı çıktılar.
zirkon bile düşürülemedi. zirkon dediğimiz de 200 kt hidrojen taşıyabiliyor ve bunu saatte 11 000 km hızla giderken yapıyor. saniyede 3.5 km demek. 10 saniye de 35 km, 100 saniyede 350 kilometre, 250 saniyede 1000 km ve polonya vuruldu.
270. saniyede berlin vuruldu
350. saniyede londra ve paris vuruldu.
0.2 mton hidrojen paris ve londra'yı yok etmek için yeterli.
-
Rusların bitmek bilmeyen Akdeniz'e inme ve batının içine girme derdi bunları bitirip gidecek. Osmanlı devletine yıllarca savaş açtılar, hem kendileri hem Osmanlı yani bizler dünya kadar zarar gördü, Kırım hariç Osmanlı'dan alınan hangi toprak kendilerine kaldı? Hiçbirisi. Sadece diğer halkları devlet sahibi yaptılar, şimdi onları da önce AB'ye oradan Nato'ya kaptırdılar. Ne Yunanistan, ne Bulgaristan, ne de Romanya kaldı destek veren hatta Sırpları memnun eden bir antlaşma olsa Sırplar'ı da kaybederler.
Şimdi Ukrayna'da ellerinden çıkınca çıldırmaları normal. Sen Rusya'sın Ukrayna gibi bir ülkeye insan nükleer kullanmaya utanır. Daha Ukrayna'yı alamayan devlet dünyaya kafa tutacağım diye uğraşıyor. Nazi Almanyası bile günler içinde almıştı, durup dururken şehir savaşına girmeseler soluğu bir ayda Bakü'de alacaktılar ayrı konu.
-
Taktik veya stratejik fark etmeksizin nükleer silahlar bir tabu. Kullanım ve test imkanları - pek de alelade olmayan veya yetersiz argümanlarla göz ardı edilemeyecek - uluslararası antlaşmalarla kısıtlanmış. Onun için Kuzey Kore yapay depremler meydana getirecek biçimde yeraltında gizlice denemeler yapmıştır. Orada nesillerdir iktidarda olup adeta bir ülke sahibi olan Kim Hanedanlığı dahi günümüzde yer üstünde veya açıkça sadece deneme amaçlı nükleer bomba patlatsa bile çok tepki çekeceğini ve uluslararası kamuoyundan baskı göreceğini, itibar zedelenmesine uğrayacağını biliyor. Taktiksel nükleer bombalar bunları aşmaya yönelik tasarımlardan ziyade olası bir savaş durumunda özellikle kritik bir anda birlikleri, donanmaları veya filoları hızlı ve etkin biçimde ortadan kaldırmaya yönelik küçültülmüş tasarımlar. Adı üstünde, "taktiksel". Olası bir topyekun savaşta taktik bir farklılık yaratmak için. Ki bu bombalar da bence konvansiyonel açıdan fazla anlamlı değil çünkü iki taraf da taktiksel nükleer bombalarla birbirilerinin ordularını ve başat askeri hedeflerini yok etmeyi başarırlarsa birbirleriyle savaşma kabiliyetlerini de efektif biçimde ortadan kaldırmış olurlar. Nükleer silahlar pratik olarak kullanılabilecek cihazlardan ziyade böylesi kilitlenip kalma denklemlerine yol açan, eskalasyonu aslında tırmandırmaktan ziyade dehşet dengesi ve karşılıklı yıkım gibi olgular nedeniyle önleyen ve kaçınmayı öne çıkaran askeri kaynaklar. Nükleer silahların durumu o sebeple paradoksal - her ne kadar Pandora'nın kutusu gibi sevimsiz biçimde orada dursalar da. Özellikle geçmişte yani Soğuk Savaş döneminde oyun teorisinin en popüler uygulamalarından birisi bu taraflar arası nükleer restleşme yarışları idi. Hruşçov, Nixon, Yeltsin gibi politikacılar caydırıcı veya korkutucu olmak için zaman zaman nükleer bomba uzaktan kumandasına sahip bir deliyi oynamışlardır. Bu arada genelde ulusal nükleer komuta merkezleri oldukça karmaşık bir protokol ve prosedüre sahip. Hiçbir devlet başkanının kaprisinin kolay kolay aşamayacağı ve kafasına göre bir nükleer savaş başlatamayacağı kadar karmaşık bir yönetime sahipler. Rusya da bile böyle. Hiçbir ABD Başkanı canım sıkıldı, yarın bir nükleer savaş başlatayım diyemez yani. Bu işler öyle filmlerde gösterildiği kadar otomatik değil. Hatta sivil politikacıların bu konudaki kavrayışı ve kontrolü oldukça sınırlıdır.
-
Umarım haklısınızdır, umarım dünya asla bir nükleer savaş görmez.
Umarım Taktik Nükleer Silah kavramı Nükleer silahları savaş alanına getirmeye hizmet etmez.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Bütün batı devletleri Ukrayna’ya silah ve para yardımı yapıyor. Batı ülkelerinin vatandaşları da insani noktada Ukrayna vatandaşlarına giysi, yiyecek vs. yardımı yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar. Yani batı her açıdan Ukrayna’yı destekledi, Rusya’ya sie çekti. AB-ABD yapımı silahlar onbinlerce Rus’u öldürdü, ne kadar Rus askeri teçhizatı yok edildi bilinmez. Olayın ekonomik etkilerinden bahsetmiyorum. Yani batı aslında bir noktada Rusya’ya açık savaş ilan etti. Şu an batı’nın Rusya konusunda yapmadığı tek şey Rus askerleriyle çatışmaya girmek. Onun dışında herşeyi yaptılar. Peki Rusların kendilerine yapılan bu düşmanlığa cevabı ne oldu? FIS.
Askeri açıdan dünyanın en overrated ülkesi olabilirler. Daha Ukrayna’yı ele geçiremeyen ülke nükleer silah kullanacak ha? Onlar o eskimiş antika askeri teknolojieriyle Kiev’i vuralım derken yanlışlıkla Kremlin’i vururlar. Bunlardan bir halt olmaz. Batıyla filan aşık da atamazlar batı herhangi bir savaş durumunda top diye oynar Vlad’la.
Batı ülkelerinin toplumlarına rus korkusu pompalamalarının tek sebebi askeri harcamalarına bahane üretmek…başka da bir şey değil
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi VirgilSollozzo -- 12 Mart 2024; 2:5:47 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
-
Şimdi şöyle bir durum var.
Elindeki silahların yıkıcı gücü belli bir seviyeyi aştıktan sonra ( kritik eşik) daha fazla ölümcül olmaları anlamsızlaşmaya baslıyor.
Rusların elinde zaten halihazırda tüm dünyayı yasanmaz kılacak kadar nükleer silah var yani burada tartıştığımız konu Rusya'nın yıkım gücü değil, bunu kullanma iradesi gösterip tüm dünyayı tehlikeye atma, bir sınırı aşıp aşmama konusu.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Aktif etmesi o kadar basitki. Baya meşakkatli bişey sanıyorsun galiba.
Bak anlatayım. Birim hacimde süper kritik kütleye eriştiği an kontrolsüz reaksiyon başlar. 9 kiloluk plutonyum çekirdeğe 250 gramlık bir plutonyum mermi ile ateş edersen süper kritik kütleye ulaşmış olur ve reaksiyon başlar.
Zor olan kontrollü reaksiyondur. Nükleer silah reaksiyonu bir bidon benzine kibrit tanesini yakıp atmaya benzer. Kontrollü yani reaktör içindeki reaksiyon ise benzini motor silindirlerine püskürtüp yakmaya benzer.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Sinirli ve Süratli -- 12 Mart 2024; 2:18:51 >
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
Savaş başlamadan önce de herkes savaş olacağına inanmıyordu, kiev den canlı yayın yapıp hersey yolunda herkes işinde gücünde diye konuşuyorlardı peki sonra ne oldu? Bir sabah bambaşka bir güne uyandı insanlar.Acikcasi ben habere inandım, hersey olabilir dünyada.Biz göze alamazlar yapamazlar diyoruz ama görüyoruz ki birileri her şeyi göze alabiliyor. Herkes tek bir adamın azından çıkacak emirleri dinliyor.Insanoglu bu dünyadaki en vahşi yaratık, ben her şeyi beklerim.Bugun en eğitimli en gelişmiş toplumların başında gelen japonlara baktığın zaman bile cok degil 70 80 sene once unit 731 de canlı canlı insanları parçalayıp üzenlerinde biyolojik deneyler yaptıklarını görüyorsun.Bu dünyada her şey mümkün.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Elbette insanın vahşiliğini ve teoride nükleer silah kullanımı karşısında bir engel veya mutlak biçimde önleyici bir neden bulunmadığını inkar etmem. Sadece demek istediğim her şeyin o kadar otomatik ve kolay olmadığı. Unit 731'in internetin, sosyal medyanın veya kolayca taşınabilir, kolayca kullanılabilir kameraların, modern ulaşım, görüntüleme ve bilişim imkanlarıyla anında olay yerinde bitip yayın yapan medyanın bulunmadığı bir çağa ait olduğunu unutmayalım. Şimdi her şeyden herkesin - çarpıcı ve kışkırtıcı imgelerle beraber - çabucak haberi oluyor. Gayri meşru işlere kalkışmak zorlaşıyor. İsrail'i düşünün. Hamas'ın fiiliyatından bağımsız operasyonlarında insanları hedef aldığı ve katliamlar yaptığı küresel düzlemde tescillendi. Bu sebeple İsrail devleti Filistin aleyhindeki kendi jeostratejik davasında ABD ve kısmen Batı haricinde yeterli politik destek bulamıyor. Batılı kamuoyularda bile İsrail'i sert bir biçimde yeren, eleştiren, İsrail politikalarına karşı ses yükselten çok insan var. Benim gözümde devlet olarak İsrail, Rusya, ABD, Çin vb birbirlerinden çok farklı değiller. Tek bir kalemde milyonlarca insanı harcayabilirler ama bunu çağın teknolojilerinden beslenen bir takım meşruluk ve caydırma mekanizmalarına dayanarak zapt edebiliriz ve dünyanın sıhhati için de zaten zapt etmek, tamamen zapt edemesek de en azından sınırlandırmak zorundayız.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
-
asıl irade gösterecek olan; ukrayna için nükleer yemeye istekli ülke var mı? Zuckenberg, bezovski gibi yahudilerin neden sığınak aldığı bu şekilde ortaya çıkıyor olabilir. onlar çoktan göze almışlarsa, beyaz kesim amerikan halkı bile kaderine rağzı olacak demektir.
hangi ülkeler bunu yemeye isteli, riski göze alabilir? soru burada.
-
çekirdeği aktif etmesinden söz etmiyorum. sistemi aktif etmekten söz ediyorum.
-
Bir de Ukrayna'daki savaşın çıkacağına insanlar Putin'in böyle işlere asla yeltenmeyecek bir melek olduğuna inanmalarından dolayı değil; çeşitli risklerinden dolayı inanmıyorlardı. Çünkü Ukrayna bir Gürcistan değil. İki senenin devrilmiş olduğu devletler arası bir savaş sürecinde o kadar kolay lokma değil. Gene de komşu bir ülkeyi oradaki beğenmediğin yönetimi - o yönetime Nazi deyip de - değiştirmek için tamamen işgal etmeye yeltenmek bir savaşı nükleer savaşa çevirmeye denk değildir. Savunma için yaptım deseler kimse bu gerekçeyi almaz. Neden nükleer bir bomba patlatıp Pandora'nın kutusunu aralıyorsunuz siz delirdiniz mi diye bu sefer gerçekten Ruslardan hesap sorulur. Ki Rusya Ukrayna'daki fiillerinden dolayı BM'de çok kez kınandı ve Türkiye'nin de Rusya aleyhinde oy kullandığı bir takım politik baskılara maruz kaldı. Putin Rejimi büyük ihtimalle savaşı sınırlı tutacağına dair gizli sözler verdi. O sebeple savaşı - devletlerarası gayri meşru saldırganlığın ifadesi olsa da - muazzam bir politik baskı altında tamamen ezilmeden devam ettirebiliyor. Bu tarz incelikleri genelde insanlar düşünemiyor. Meşruluk-meşruiyet-legitimacy bence politik bilimin, tüm sosyal bilimlerin, insan yaşamının en önemli kavramlarından birisi. Meşruluğu göz önüne almalısınız. Nükleer silah kullanımı da şu anki kurulu düzendeki haliyle meşruluğun çok dışında. Tarihte nükleer bombayı ilk geliştiren ve bir savaşta kullanan tek güç olan ABD bile esasında anti-nükleer düzen kurulmadan çok önce gayet uygun bir konjonktürde münasip bir düşmana karşı nükleer bomba kullandı.
Nazilerle ittifak yapmanın, Çin, Mançurya ve Pasifik'i işgalin, Unit 731'in, Pearl Harbour gibi emperyal Japon girişimlerinin politik bedeli sonunda yeni geliştirilmiş deneysel bir kitle imha silahının test sahası olmaktı. ABD iktisadi, askeri ve politik ağırlığıyla, münasip bir konjonktür ve düşmanla böyle bir silah kullanmanın altından kalkabildi. Nükleer silahların siyasi tarihiyle beraber gerçek bir savaşta nükleer silah kullanımına dair elimizdeki tek tarihsel örneği değerlendirdiğimizde karşımıza özel bir vaka çıkmaktadır. Bu Putin rejiminin Yahudi birisi tarafından yönetilen bir hükümete "Nazi" diyerek veya dünyanın ekseriyeti tarafından sınırlarının tanındığı haliyle başka bir devletin topraklarında savunma yapıyorum diyerek tekrar edemeyeceği bir vaka. Dediğim gibi kimse olası bir Rus nükleer saldırısının politik gerekçesini satın almaz. Kimse bunu yeterli görmez. Herkes tepki gösterir. Rusya kendi topraklarında isyancı Wagner'a karşı nükleer kullansaydı bile eminim bu meşru kabul edilen uluslararası anti-nükleer rejim uyarınca onlar açısından çok ciddi politik sorunlar yaratırdı.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
Bu mesaj IP'si ile atılan mesajları ara Bu kullanıcının son IP'si ile atılan mesajları ara Bu mesaj IP'si ile kullanıcı ara Bu kullanıcının son IP'si ile kullanıcı ara
KAPAT X