Şimdi Ara

İlk maaş beklentiniz

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
43
Cevap
0
Favori
2.467
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Daha tabii sonuçlar açıklanmadı ama herkesin vardır kafasında bir şey "ulan herhalde şu gelecek" gibisinden. Bugünün parasıyla değerlendirirseniz ilk maaş beklentiniz ne? Bölüm/Maaş şeklinde yazalım bakalım forumun bakış açısı neymiş.
    Ben başlıyayım
    Endüstri Müh/ 3-3.5k (istanbul'da çalışırsam)



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Dfbowie -- 29 Ağustos 2018; 12:55:4 >
    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >



  • Kimya bölümü bilim yapacam ülkemi geliştirecem /30k

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • Dis hekimi cehennemin dibi 1300 tl

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Nufabaa N kullanıcısına yanıt
    fresh story

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • 1.5k Elektronik Haberleşme mühendisi :d

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • 3 tl.
  • 3 bin dolar o zamanin parasıyla

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    mezun olunca maaş beklentileriniz
    2 hafta önce açıldı
    Daha Fazla Göster
  • 1500 maaş başladım işe. Sekiz sene sonra 6000 lira oldu.
  • Diş ozel sektorde 2-3k ile baslarim herhalde.

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
  • Diş gelirse--Döner+ayran
    Öğretmenlik gelirse--4k

    < Bu ileti tablet sürüm kullanılarak atıldı >
  • Doktor ilk maaş 5-6k pratisyen olarak

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • 2-3k beklemek polyanacılık biraz

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • 3k zor be kardeş

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • diş kendi kliniğimde 10k başlangıç iyidir

    < Bu ileti DH mobil uygulamasından atıldı >
  • Bizim delikanlı on yıl süreyle büyük şirketlerde İnş.Yük.Müh.

    olarak çalıştı. Yurtiçindeki şirketlerde 8.30-18.00 arasında çalıştı. Bu duruma Ürdün, İspanya, Portekiz'deki dört yıllık çalışmaları da dahildir.. İspanya ve Portekiz' de Cumartesi ve Pazar çalışması yoktur. Ürdün'de ise Cuma günü tatil idi.

    Makina Yük.Müh olan da, 10 yıldan beri 07,00-16,30 arasında çalışıyor

    Bizim ikiz delikanlılar ODTÜ Makina ve İnşaat'da okudular ve 1991-1999 arasında İngilizce hazırlık dahil aralıksız 8 yıl İngilizce eğitim alıp Yüksek Mühendis oldular. 1996'dan beri de özel sektörün büyük şirketlerinde çalıştılar. İnşaatçı olan dört-beş yılı yurdışında olmak üzere Ürdün, İspanya ve de Portekiz olmak üzere çalışıp çiftdal MBA (Uluslararası İş İdaresi + Proje Yönetimi) eğitimi de aldı. Makinacı olan ise (5 yıl ASELSAN, 5 yıl KOÇ) olmak üzere, California, Texas ve Ohio ile İtalya Milano ve Lüksemborg başta olmak üzere, hem çalışıp, hem de çaşitli kurslara katıldı. MBA'sı ise sürüyor. Her ikisi de yönetici ve müdürlük yapıyor. İnşaatçı olanımız merkezi Almanya'daki Frankfurt olan ThyssenKrupp'da ve halen Madrid' dedir.. Her ikisinin de eşleri, Hacettepe İngilizce Tıp ve aynı okuldan mezun olmuş Uzman Doktorlardır. Onlar da İngilizce Hazırlık dahil; (7 yıl + 5 yıl) 12 yıl okudular.. Bizim delikanlılar; has gelinlerin kendilerinden daha zorlu bir eğitimden geçmiş olduklarını kabullenirler. Daha kafalı olduklarını da belirtirler. Ben de, aynen bunu kabullenirim.

    ÖSS + ÖYS' de bizimkiler; ilk 600 kişi içinde, gelinler ise dört yıl sonraki ÖSS + ÖYS deki yarışta; ilk 100 kişi içinde (birisi 30 uncu) idi.. Gelinler de, onların söylediklerinin tam tersini söyleyip, mühendisliklerinin daha evrensel boyut kazanmış olduğunu iddia ederler.. Ben, dediklerine katılmam.

    Bizim Makinacı Aselsan'da çalışırken, hafta sonlarında Alman Kültür Derneğinde Alman öğretmenlerden ders alıyor, oradan çıkıp, basket takımına gidiyordu. Akşamları "tango" dersleri almaya başladı.. İyi tenis oynardı. Şirket Muhasebesini daha okulda iken öğrenmişti. Vergi hukukunu o paralelde görmüştü. Sık sık da yurtdışındaki kurslara gönderiliyordu.. Bu arada yüksek lisansını tamamlamıştı.. Aselsan, yüksek lisans alan mühendisleri teşvik ediyordu.. Aralıksız, sekiz yıl ODTÜ' de eğitim almıştı. O zamanlar, oğlanın yüzünü pek göremezdik!..

    Yurtdışında Lüksemborg, Glaskow, Texas, Ohio, California ve Chiciago'da çeşitli kurslar ve eğitimler de aldırılmıştı..

    Aselsan'da beş yıl çalışıp buluş da yaptıktan sonra, KOÇ' un yönetici adaylığı son mülakatına katıldığında "28 yaşına dek neden, sadece iki yabancı dil ile yetindin?" denilmişti.. Bu tempo bile KOÇ yöneticilerince azımsanmıştı. Beş yıldan beri KOÇ'da müdürdür.. Onlar da İtalyanca eğitim aldırdılar.. Sık sık; İtalya, ABD ve Avusturya' ya gönderdiler. Üç dili var..

    KOÇ mülakatlarında; Tango, tenis, basket, Almanca, İngilizce

    yabancı ülke kursları, vergi ve muhasebe epeyce etkili oldu.

    Yüzlerce doktoralı, yüksek mühendisler arasından, sadece iki

    kişi seçmişlerdi.. Bunun gibi şeyleri almaya gayret ediniz..




  • Lisede okuduğum gibi kaptanlıktan devam etseydim / 20k
    Mezuna kaldım hedef Boğaziçi veya Bilkent Fizik / aç kalmayı düşünüyorum
  • Çok haklısınız dil konusunda. İngilizce tamam Fransızca çat pat var umarım onu da geliştiririm. Maalesef ülkemizde dil eğitiminin şartları kısıtlı biraz. Para gerekli iyi bir dil eğitimi için. Bir şekilde kendin çabalaman lazım. Bu güzel hikayeyi paylaştığınız için teşekkürler :)

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Veterinerlik - Asgari ücret(daha az da olabilir)

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • 2.5k

    < Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
  • Dfbowie D kullanıcısına yanıt
    Üçüncünün avantajı ikiz ağabeylerden fazlaydı.. "Nasıl olsa ODTÜ İnşaat ve Makina'yı kazanır" diyorduk.. Öyleyse Ankara Anadolu Lisesi (7 yıllık) öğrencisi olarak, "Almanca eğitim almalı, daha sonrada ODTÜ' de İngilizce" dedik.. Ortaokul

    seviyesinde eğitim alırken, matematik veya fen'i, okuldaki

    sistemle değil de, mühendislik tekniği ile çözmeye başlamış

    ve ağabeyleri ona ODTÜ fizik ve matematiğini kazandırmıştı.

    Hocalar "Bu nasıl problem çözme, bunlar da nedir? Bu sistemi nerden öğrendin?" diyorlardı.. O da, "mühendislik tarzıyla"

    diyordu. Kimi Alman hoca kızıyor, kimisi tuhaf buluyordu..

    Kimisi de "hösstt!" diyordu. ÖSS'deki 44 matematik sorusuna

    44 doğru yanıt vermişti.. 1999' daki toplam 176 sorudan 168 net yanıt çıkarmıştı.. Üç-dört sosyal bilim sorusunu da boş

    bırakmıştı.. Onu, Anadolu Lisesindeki Alman öğretmenlerin

    verdiği vasat notlar düşürdü.. "Adolf Hitler faşisttir. Onu da zaten Almanlar yetiştirdi" diyerek onları kızdırmıştı..

    Onlar da (altı kişi) verdikleri notlarla OÖBP'nı düşürmüştü.

    Orta Öğretim Başarı Puanının (OÖBP) o yıl önem kazanması,

    ODTÜ Makina, İnşaat, Elektrik-Elektronik, Bilgisayar Müh.

    bölümlerini kazanmasını engelledi. Diğer mühendislikleri de biz tercih etmedik.. Girdiği okulda da İngilizce Hazırlık

    Her has Türk gencinin kendisini zorlaması gerekiyor.. Hayat çok acı ve acımasız. Ağabeylerden biri, Ankara'da çalışırken aynı zamanda ODTÜ İnşaat'ta yüksek lisansına devam etmişti..

    Üç yıllık tezli master sonunda birinci olmuştu.Dünya Bankası ile İngilizlerle Gölcük' te kalıcı konut yapımında çalışmış idi. Daha sonra, Ürdün'de üç yıl baraj, kanal, iskele ve yol yapımında görev almıştı. Dönünce, Alarko ile hızlı tren yolu yapımında iki yıl çalıştı.. İngiizce ve Arapça'dan sonra, bu defa İspanyolcaya da merak saldı. Çünkü, yapım işinde; İsp.

    mühendisler de vardı.. Bu sırada, ThyssenKrupp adlı devasa bir Alman şirketi; her ülkeden birer yüksek mühendis seçip

    toplam 39 kişiyi, üst yönetici olarak yetiştirmek istediği

    için Türkiye' den de bir yüksek mühendis seçmeye gelmişti..

    Araya araya, işte bu ağabeyi buldular. Bunu yanlarına alıp,

    Batılı Ünlü Üniversitelerden mezun; 38 yüksek mühendis ile yarıştıracaklardı.. Eğitim verip, 9 kişiyi seçeceklerdi. Bu arada da İspanyolca öğreteceklerdi. Bu şirketin, 26 ülkede 195.000 çalışanı var. Bizim koca KOÇ'da 80.000 kişi çalışır.

    120 seneden beri, mühendislik ve çelik endüstrisi devi olan bu Alman şirketine giderken, o ağabey "Orada Türkiye ve ODTÜ

    aşkına birinci olmalıyım" demişti.. ABD, Almanya, Arjantin, Avusturya, İtalya, Avustralya gibi 26 ülkenin en kaliteli

    üniversitelerini bitirmiş yüksek mühendisler arasında yapılan

    ölçme ve değerlendirmede bizimki birincilik kazandı. Uluslar arası iş idaresi dalında MBA eğitimi verdirdiler ve de dokuz kişiyi seçtiler. Bunlara, ayrıca ikinci bir MBA eğitimi daha verip "Proje Yönetimi" ile İspanyolcayı öğrettiler.. Fransa, İspanya, Almanya ve Avusturya'da işi, fabrikaları tanıttılar.

    Portekiz'i de dolaştırdılar.. Nereye götürseler, oralarda da ODTÜ veya BOĞAZİÇİ mezunu mühendislerle karşılaşıyordu. Kimi Makina, kimi Elektrik-Elektronik, kimi Bilgisayar veya Kimya

    Mühendisliği mezunu.. Yaşları 26-33 arası.. Akşam yemeğinde

    "İzmir'in Kavakları ile Ankara'nın Taşına Bak!" türkülerini

    söylüyorlardı.. Gurbette bunlar daha da önemli, duygusaldır.

    Hepinize; kendinize güvenmenizi, iddialı ve hırslı olmanızı,

    bol çalışmanızı, hep daha iyiye doğru ve yaratıcı olmanızı salık veririm.

    Bizim Makinacı ve İnşaatçı; 1996 Haziran sonunda mezun olur olmaz, sıcak sıcağına yüksek lisans yapmalarını önerdim ama

    İnşaatçı kabul ederken,Makinacının aksiliği tutmuştu. "ODTÜ

    Makina beni yedi bitirdi. Artık dayanamam" demişti. Üstelik 20 gün sonra Yüksek Lisansa giriş sınavı vardı. İkna etmek için çok çalıştık.. "2000'li yıllarda sadece lisans eğitimi almak yetmeyecek. Yüksek Lisans arayacaklar. İkinci yabancı

    dili de.." diyordum. Epeyce tartışmıştık ama sınava iki gün kala, her nasılsa kabullendi ve her ikisi de giriş sınavını

    kazandı.. ODTÜ'de üç yıl daha tezli yüksek lisans alacaklar

    idi.. İnşaatçıyı, bir İsrail firması istedi.. Hayfa limanı inşaatı için ama göndermedik. Ankara'da kolay bir işe girdi.




  • 
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.