maverick kardes senin kafa pek basmaz ondan anlamamissindir reloaded'i, istedigin zaman anlatirim sana!
onun disinda film superdi
kafam basmaz mi ? reloaded cevrildiginde niye beni arayip o mimar cok kafami karistirdi sen birsey anladin mi ben anlamadim bi daha gitcem dedin o zaman filme?
o mimar degilde, matrikteki daha cok karistirdi :)
guzeldi dimi ? :) matrik olm boru mu ? :)
Sinema tarihinin bu en gereksiz ve en aptal filminde esas kadın ölüyor,sonra esas adam ölüyor.Morfeus denen şişko para istiyor,kahin denen bir kadın kurabiye yapıyor,japonun biri öyle dolanıyor,trenci diye çirkin biri var,fransız diye bi adam var.Zion denen bir yere garip ahtapotlar dadanıyor,sonra onlarla barış oluyor,esas oğlan kör oluyor bir ara...Öfff yazarken bile bunaldım...Kolumdan tutup sürükleyerek götüren arkadaşlarım ve sinemanın kapısını kitleyen bahsişçi olmasa 5 dk dan fazla duramazdım. Ama bi dakka,film de cidden çok hoşuma giden bir şey vardı...Güneş gibi çıktı bir anda ortaya,tam uyuyordum uyandım.Meğersem rolü 2dk yı geçmiyormui...Monica Belluci...senden sonra uyumaya devam ettim,arada bir uyandım,o sürede de üstte anlattıklarım oldu.
vaybe verdigin paraya yazık dostum
Tek kelimeyle REZALET!!! Beklediğimin 10 da 1 ini bile bulamamdım.Üstelik çok şeyde beklemiyodum filmden.en kötüsünün bu olduğunu tahmin ediyordum. Nerde Matrix1 nerde Revolutions.
neo matrix dışındayken nasıl oluyorda sentinelleri durduruyo ? tamam matrix içinde bazı güçlere sahip ama dışında bunun gibi hareketleri yapamaması gerekiyo.
yanlış mı düşünüyorum ?
film kötü değil arkadaslar eksi sözlükde sanırım birisi 1.ci film doğum kadar mükemmel, 2. hayat kadar akrmaşık 3. ölüm kadar basit demişti. Çok düz ve açık bir anlatımı var bence filmin ve bu da üçlemenin kapanması açısından gerekli. smith bane'nin vücudunda yaşamaya başlayınca neo gerçek dünyada güçlerinin bir kısmını kullanmayı başarıyor. Kötü gelince iyi onunla eşit düzeye getiriliyor. bu da aslında temel bir doğa kuralı, insan ve her canlı bir süre sonra ortam şartlarına uyar, neo'nun smith karşısında durması bu güçlerle donatılıyor. Kim donatıyor, Bilemem. Belki de ilk filmdeki beyin ölümüyle bağlantılıdır. yani Matrix'te ölünce gerçektede ölüyordunuz, Matrix'te güçleriniz bir yolla gerçekliğe de sirayet edebiliyor. Özellikle ilk filmin sonunda trinityi yaşama döndürdükten sonra... yani gerçek hayata ilk müdahale o zaman.. ondan sonra da yavaş yavaş bu güçleri kazanıyor....
Karar verdik, artık bir film anca bu kadar olur ve daha iyisi ya-pı-la-maz.. :)
Smith'in Bane'in vücuduna girmesi olayını ben ilk filmden hareketle şöyle açıklıyorum ilk filmde neo'ya bilgisayarla istedikleri programı yüklemiştiler dövüş programları gibi eğer teknoloji bu kadar ilerideyse smith'inde bane'in beynini silip kendi programını yüklemesi zor olmayacaktır bunu tıppen beyin nakli gibi düşünebilirsiniz ; beyin nakliyle ilgili filmi bizimkiler yıllar önce yapmıştı hatırlarsanız ;) Bu arada neo'nun güçlere kavuşması artık tamamen mucizevi olduğu ortaya çıktı bu filmde açık seçik görülüyo neo normal bir insan değil o bir mesih yani yaratıcı tarafından makineleri ve insanları barıştırmak için gönderilmiş bir elçi tabi burda kastedilen yaradıcının "Allah" olup olmadığı hakkında bir bilgi yok çünkü "matrix" felsefi aslında açık seçik birçok dinin felsefinden sentezlenmiş bir felsefe içinde hıristiyanlıktan tutun, müslümanlığa ve son filmde olduğu gibi "karma" felsefesiyle hindu dinlerine yer verilmiştir ...
ben ilk matrixte belirlenen hedefin bu son filmde saptırıldığını düşünüyorum.ilk filmde amaç matrixteki insanları özgürlüğüne kavuşturmak değil miydi?ama 3'te sadece smith'e karşı kazanılmış bir zafer ve ne zamana kadar süreceği belli olmayan bir barış var.
Ben de bu gün gittim ve izledim bence de mükemmel bir yapıttı ve tahmin edilenlerin hiç birinin gerçekleşmemesi beni sevindirdi, hiç kimsenin düşünemediği veya çok az insanın düşünebildiği bi son hazırlamışlar belki sadece %1 in
belki tahminler üzerine sonu değiştirildi çünkü beklenen makinelerin yok olmasıydı ama belkide denildiği gibi aslında bunun kısır bi döngü olduğu vurgulandı ama burda şöyle bişey var...
Mimar daha önce 5 kere zionun YOKEDİLDİĞİNİ söyledi ama bu sefer yok edilmedi? ayrıca gene mimar neo nun diğerlerinden farklı olduğunu söylemişti...
Burda ben şöyle düşünüyorum ilk filimin sonunda smith i parçaladığı zaman smith ondan bazı parçalar aldığı gibi neo da smithten bazı parçalar aldı ve bu sayede gerçek hayatta onun tabiriyle makineleri hissedebildi ve güçlerinin bir kısmını ordada kullanabildi...
Ama ben şahsen daha görkemli bi son beklerdim, tamam film zaten yeterince görkemli ama o sahnelerden sonra o son biraz sönük geliyor insana, ayrıca neo ya ne olduğu belli değil bana sanki vücudunu tekrar matrix e koymak için götürüyolarmış gibi geldi ama bilemem tabi...
özellikle filmin zion u savunma ve neo smith kavgası süper sahneleriydi...
velhasıl film yıllarca unutulmuycak güzellikte ve başarıda bi film oldu ve devamının en azından uzunca bi süre geliceğini sanmıyorum. Herkese hayırlı olsun matrix efsaneside böylece bitti ama bu tam bir son değildi... Denildiği gibi başlangıcı olan herşeyin bir sonu vardır...
Arkadaşlar matrix değerlendirirken kotu demenin imkanı yok bence. Sunu diyebilir insanlar benim tarzım değil. Buna saygı duyarım. Ayriyeten trulli arkadasımıza kesinlikle katılıyorum bu 3 filmi tek tek değil üçünü tek filmmiş gibi dusunmek lazım.
Cok ilginç bir şey gelişti türkiyede son donemde (gerçi her yerde bir miktar vardır ama) popüler olan herşey kötüdür gibisinden bir yaklaşım. Bu tamamiyle aşağılık kompleksiyle alakalı ( Tarzım değil diyenleri bunun dışında tutuyorum) . “Hmm bumuymuş matrix becerememişler!” Bu tarz yaklaşımdaki insanların emeğe saygısının hiç olmadığını dusunuyorum. Bu yaklaşımla kendilerince toplumun ustunde olduklarını hissini vermeye çalışıyorlar. Dolayısiyle matrix ve yüzüklerin efendisi gibi son donemin en popüler iki yapıtı haksız eleştirilere uğruyor. Ayrıca bu eleştiriler genelde iki filmin hikayesinden de gerçek anlamda kopuk olan insanlardan geliyor. Oysaki bu iki filmde üç film birarada değerlendirilmeli bence. Yüzüklerin efendisi 3 kitaptan oluşan bir edebiyat eserinin uyarlaması ve yönetmen genel olarak hikayenin butunlüğüne bağlı bir film çekiyor bundan daha doğal ne olabilirki .Yok ilk film daha guzelmiş ikincisi kotuymuş falan saçma eleştiriler. Sinema dili açısından eleştirilecek noktalar, hikaye butunluğüne zarar veren noktalar var tabiiki ve benim de eleştirdiğim noktalar oluyor ama sonuçta bir butun olarak değil kotu vasat bile diyemeyiz. Kitabı okuyanlarda bilir zaten her bölümün yarattığı etki başkaydı ama bir butun olarak değerledirdiğinde bir başyapıttı. Birde mesela basın cok abartıyomus o yuzden cok seyirci gidiyomus vs. Dunya uzerinde en çok okunmuş kitabın filmini sadece okuyanlar izlese gene rekorlar kırardı. Acıkçası ben daha fazla seyirci gider diyordum. Sanırsam bir miktar okur kafasında buyu bozulmasın diye izlemedi.
Matrix e gelirsek. Daha Matrix 1 (The Matrix) vizyona girmeden matrixin bir üçleme olacağı açıklanmıştı ve ben filmden cıktığım anda devamı nasıl diye merak ediyordum zaten. Oysa öyle garip eleştiriler varki.Yok neymiş 1 tuttu diye ticari acıdan 2-3 cekilmiş. Olayın ticari boyutu tabiiki var. Neticede cok pahalı prodüksiyonlar. Para kazanmadıkça cekemezsiniz zaten devam filmlerini. Ama adamlar (wachoskiler) bir butun düşünmüşler. Animatrix filmer vs birbirinden ayıramazsınız. Bu yüzden yapılana saygı duymak lazım. Kim ne derse desin matrix sinemada bir donüm noktası. Teknolojik açıdan tum sinemayı etkileyen bir film ve emin olunki yıllar sonra bile hala filmlerin birçoğu matrix serisiyle karşılaştırılmaya devam edecek.
İlk filmde hacker olan ve koca matrix'i çözen ve ajanları yok eden neo küçük bir tren istasyonunun kodlarını çözemiyor hatta uğraşmıyor bile zalak zalak etrafına bakıyor (işletim sistemini çözüp pac-man'in mantığını anlayamamak gibi birşey bu).
Ayrıca film kafamdaki hiçbir soru işaretini gidermedi filmin başından sonuna hiçbirşey değişmedi. Yani 1.filmden 3.filmin sonuna gelince aynı tas aynı hamam. İyi de o zaman bu neo neden seçildi ve neyi değiştirdi ? Zion makinelerle başedecek güce sahip değil ve insanlar yine makinelere bağlı.
Neyse ki ikinci film beklentim olmamasını sağlayacak şekilde düzensiz ve kopuktu, işin garip tarafı bu filmle konuyu topalayacakları yerde daha da dağıtmışlar yani film 2.sinden bile daha da kopuk ve saçmaydı. Saçma dediğim için demogoji yapacak arkadaşlara şunu belirteyim bilim-kurmaca olduğunun farkındayım. Ancak neoyu bilgisayar dehasından döğüşçüye ve filmi özgürlük mücadelesinden barış kampanyasına çeviren yazar ve yönetmenden alınıp, herhangi birine yazdırılsa ve yine herhangi biri yönettirilse bu kadar da kötü olurmuydu diye düşünüyorum.
Ama özel efektçilere lafım yok. Tüm seride çok güzel işler çıkartarak filmin karizmasını en azından görsel yönden kurtarmışlar.
Sadede geleyim; Bence vasat sayılabilecek bir bilim-kurmacadan öteye geçemeyen bir filmdi.
bi kaç soru??????
smith ile seraph ın ilk karşılaştığı sahne; muhabbet neyin nesiydi??
Hell Club ın girişindeki korumanın seraph a "kanatsız" demesi???
DAHA GELECEK!!!!!
Cevap 1 : Kahinin makinelerin istemediği birşey yaptığı apaçık ortadaydı dolayısıyla seraph'ta kahinin koruyucusu olduğunu varsayarsak daha önce smith ile seraph birkez kapışmışlar ve bu karşılaşmayı seraph kazanıp kahini smith'in elinden kurtarmış olsa gerek.
Cevap 2: "Seraph" "Seraphim" kelimesinin tekil versiyonudur anlamı ise müslümanlıktaki 4 büyük meleğe işarettir yani "Azrail, Cebrail, Mikail ve İsrafil" in dördüne birden kısaca "seraphim" denmektedir dolayısla burda serapha kanatsız melek denmek istenmiştir.
Başka sorunuz varsa alayım ;)
wouuvv
yanlız şööle bişi var!
seraph smith i yendiğine göre önceki seçilmiş olabilir mi? çünkü izlediğimiz kadarıyla smith i şimdiye kadar sadece neo yenebilmişti......
hani yanlışsam sööööle[bandt]
* "Everything that has a beginning has an end" "Başlangıcı olan herşeyin bir sonu vardır", bu da matrix üçlemesinin sonuydu.başımız sağolsun.
* bu sondan sonra hangi filmi umutla bekleyecez.lord of the rings de bitiyor bu sene.
* Filmden sonra ilginç brişeyle karşılaştık.arkadaşlarla taksim metrosu ile mecidiyeköye gelirken metroda bir adam vardı, yaşlıca, uzun saçlı, uzun yüzlü, sakallı ve esmer.aynen filmdeki Trainman gibiydi.3 arkadaş birbirimize baktık ve hepimiz birbirimize aynı sözü söyledik "trainman".