Şimdi Ara

Bir Başarısızlık Hikayesi: AMD ve Türkiye ( Niyazi Saral )

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
52
Cevap
0
Favori
1.722
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
Giriş
Mesaj
  • Arkadaşlar Çizgi Söğüt Gölgesinden ilgimi çeken bir makale buldum. Takip etmeyenler için buraya koymak istedim.




    Yazar Niyazi SARAL Tarih Pts May 22, 2006 16:26 Gösterim 882
    Açıklama AMD'nin Türkiye'de başına gelenlerin hikayesi
    --------------------------------------------------------------------------------

    --------------------------------------------------------------------------------

    6. Bir Başarısızlık Hikayesi: AMD ve Türkiye
    2006 Mayıs ayının başlarında sessiz sakin bir ortamda oturuken AMD'yi düşünüp yine içim burkuluyor. İşletme kitaplarına geçecek kadar kötü bir başarısızlık hikayesi. Sadece AMD'nin Türkiye operasyonu değil, tüm ürün yönetimi bir başarısızlık hikayesi. Size, şimdiye kadar diğer insanlara sadece bazı bölümlerini anlattığım, tüm hikayeyi anlatacağım, ibret olsun ve yaşananları okuyanlar gerçekleri anlasınlar.

    AMD başlangıçta 286, 386 CPU'ları Intel'i kopya ederek üretime girdi, daha sonraları çıkardıkları CPU'lar için Intel ile artık iyice kapışmıştı, zar zor uğraşıp bir Windows uyumlu etiketi aldı ve onunla yola devam etti. K6-2'ler, K6-3'ler.. K7'ler.. AMD'nin pazarlamasını destekleyen iki önemli unsur toplumların, özellikle gençlerin, protest bir düşünce tarzı ile tekele karşı çıkmaları ve Avrupa'da özellikle Almanya'da R&D çalışmaları yapılması ve Almanya'da üretilmesi. Almanlar çok milliyetçidirler.

    1GHz'e geldiğinde CPU'lar için ciddi problemler başlamıştı, soğutucuların artık ısı iletimi problemleri, soğutucu büyüklükleri ve overclock süreçlerindeki problemler. O günlerde 1GHz'lik bir AMD CPU ile çok benzer 1GHz'lik bir Intel konfigurasyonunu bir Tektrend toplantısında karşılaştırarak aradaki AMD lehine performans farklarını göstermiştik. Artık K6-2'ler, K6-3'ler bitmişti. AMD ciddi rakipti. Ancak şu da bir gerçekti ki aynı performasta bile AMD çok daha fazla güç tüketiyordu. Derken Intel'in cevabı gecikmedi. Bir video filmdi bu. Sadece AMD CPU çalışırken fan devri düşünce olanları gösteriyordu. Cayır cayır yanıyordu CPU; hiçbir koruma önlemi yoktu. HW test sitelerinde halâ o film duruyor.

    A.M.D; Ahmet Mehmet Dursun

    AMD'nin ilk talihsizliği Türkiye'de marka tescilini yaptırmamış olmasıydı. Gerçekten affedilecek gibi değil ama yapmamışlardı ve üstüne üstlük üç kafadar arkadaş bir şirket kurmuş ve bu üç harfi kendi adlarına tescil ettirmişti. A.M.D.

    AMD Türkiye pazarını biraz daha ciddiye almaya başladığında bu arkadaşların bekledikleri günler gelmişti artık. 1998-1999 yıllarında o zamanlar AMD distribütörü olan her şirketi ayrı ayrı mahkemeye verdiler. Direk savcılıklara yaptıkları şikayet ile distribütörlerin elindeki malları toplattılar. Çizgi Elektronik olarak bizde AMD distribütörüyüz o zamanlar ve bizi de şikayet ettiler. Ben elime bir CPU aldım ve savcıya çıktım avukat ile birlikte. Daha CPU'yu gösteremeden savcı bey;

    - Ben onu bunu bilmem, yapmayacaksın kardeşim, Yasak !... dedi ve tabii ki biz mosmor olduk.

    Tam 1 yıl ofisin arka bahçesinde duran arabamın bagajından AMD CPU'Ları teslim ettik müşterilere, sanki eroin satıyoruz... Derken komşulardan biri de ciddi ciddi bizi suç işliyor zannetti ve ayrıca şikayet etti. Şişli savcısı beni şahsen çağırdı merkeze ve sadece yüzüme bakıp "Kaç senedir o iş yerindesiniz ?" sorusunu sordu. Adam insan sarrafıydı sanki, benden özür diledi ve gönderdi ama bizde araba bagajından CPU teslimatını bırakmak zorunda kaldık.

    Ahmet Mehmet Dursun Şirketi, AMD'nin aslında kendi hatasını bizlere kök söktürdü, Arena'dan İzi, o zamanlar faal olan 4K'den Fahir ve Ufotek'ten şirket sahipleri bu öfkeden payını alanlardandı. AMD Ankara'da bir avukat tutmuş ve karşı dava açmıştı. Olaylar başlayalı 1 sene olduktan sonra bu avukata AMD Türkiye sorumlu müdür arkadaşım Zehra Erem (kızlık soyadı) ile birlikte ziyarete gittik. Çıkardım CPU'yu gösterdim ve adam 1 yıldır mahkemesine girdiği ürünün ne olduğunu benden öğrendi. Yazık, AMD gerçekten başarısızdı Türkiye'de...

    A.M.D şirketine para da teklif edildi. USD 100.000 gibi, bende biraz ekledim teklife ama adamların hedefi 1.000.000 USD gibi uçuk bir rakkamdı. Avukat "mutlaka davayı kaybedecekler bunu biliyorlar" diyordu ama bunun önemi yoktu, çünkü yarın öbürgün ayakta kalacak herhangi bir şirket daha sonra açılacak tazminat davalarını düşünerek bunu yapmazdı ama bu şirketin böyle bir kaygısı yoktu, hiçbir zaman da olmadı.

    Derken distribütörler değişti, 4K şirketi kapandı, Ufotek ve Arena distribütörlükleri bıraktı. Boğaziçi distribütör oldu. A.M.D Boğaziçi'ni de mahkemeye verdi. Bir gün Boğaziçi ile bir başka bir konuda toplantı yapıyoruz, bir telefon konuşmasına şahit oldum. Şaşırtıcı ama karşıdaki firma A.M.D ve Boğaziçi'nden mal alıyor... Anlamak mümkün değil, telefon kapatılınca sordum; "kardeşim bu adam sizi de savcılığa şikayet etmedi mi, hala ne bu ticaret ?" cevap anlamsız ... Zaten sektörü hiç anlamadım ben, etik diye hiçbir inanış yok.

    O kavgaların en hararetli bir gününde yanımda çalışan çocuklar "abi yeni dergileri gördün mü ?" diye biraz da çekinerek bana haber verdiler. Hayatımda gördüğüm en ibret verici olaylardan biriydi. PC dergileri A.M.D'nin reklâmını basmışlardı. O güne kadar A.M.D firması bu markanın kendilerine ait olduğu şirketlerini temsil ettiklerini söylüyordu. Dışarıdan bakanlar için doğal karşılanabilir ama sektördekilerin hepsi biliyor adamların niyetini. Üstelik Paris anlaması var Türkiye'nin imzaladığı, bu tür çelişkilerde o ülke dışındaki duruma falan bakılıyor kimin markası daha popüler diye. Tabiki böyle bir karşılaştıma yapmaya bile gerek yok.

    Reklâm tamamen farklı bir tez anlatıyordu. Koskocaman AMD CPU fotoğrafları ve üzerinde A.M.D etiketi ve başlık şu şekilde "İzinsiz AMD CPU almayın". İnanamamıştım, adamlar o ürünün kendi ürünü olduğunu ve kendi etiketleri olmayanların sahte falan olduğunu söylüyorlardı. Tamamen delirmişlerdi, ancak beni kızdıran bu değildi. Dergilerdeki sorumsuzluktu. Gözümün döndüğünü hatırlıyorum. Direk dergi yöneticilerini tek terk arayıp o kızkınlıkla tehdit ettim. "Bir daha bu ilanı yayınlarsanız oraya gelirim" dedim, şaşırdılar. Birisinin "siz beni tehdit ediyorsunuz, size yakışmıyor.." falan diyeceği oldu hemen susturdum. "Çevir kardeşim kendi derginin şu sayfasını, senin yayınladığın yazıda bu hikaye net bir şekilde anlatılmıyor mu ?" ve ekledim "siz aylardır bu haksızlığı, bu hıyaneti göz önüne koymuyor musunuz, nasıl olur da bakmazsınız ne ilanı verildiğine !?.. "

    Dergiler ilanın içeriğine bakmadan yayınlamışlardı ve aslında üzüntülüydüler. Uzun bir süre onlarla dalga geçtim "kardeşim ben sizin derginizde, size küfür eden reklâm veririm ve siz de basarsınız.." diye. Başka bir arkadaş reklâm denetleme kuruluna şikayet de etti ve bu dergilerin hepsi ciddi cezalar aldılar.

    2002 veya 2003 yılında artık mahkemeler bitmiş ve bu meşhur A.M.D firması da daha "etkin" işler yapmaktaydı. Direk fatura satıyordu, KDV'siz mallar ve her türlü üç kağıt. Ama herkes onların ne olduğunu ve ne yaptıklarını biliyordu aslında. Adamlar kapatıp giderken tabiki tüm şirketlere kazandıklarını ödettiler, battılar ama kime ne kadar battılar bilemiyoruz.

    2005 ve halâ başarısız ürün yönetimi

    2004-2005 yıllarında AMD sektörde en ustruplu tanımıyla en iyi "fun turizm" hazırlayan organizasyon olarak tanındı. İnsanların Moldovya'ya "toplantı" yapmak için gittiklerinde ailesine ne söylediğini gerçekten hep merak etmişimdir.

    2005 yılının ikinci yarısında AMD ürün bazında ciddi bir atılım yapmıştı, çıkardığı Athlon64 fiyat/performas olarak iyiydi ve ciddi olarak rakibini zorluyordu. Ne olduysa oldu, çok söylentiler çıktı Intel kendi yaptı diye ama bilemiyoruz, birden bire AMD bu CPU'ların hemen hemen hepsini HP'ye sattı diye duyduk. Olacak şey değildi, bir şirketin diğer müşterilerini ve yarınını düşünmeden tüm üretimini sadece bir firmaya satması. 2-3 ay bekledik, bugün üretim olacak yarın üretim olacak... Aradan 7-8 ay geçti ve 2006'nın Nisan ayına kadar problem sürdü. Tabi ne oldu, insanların elinde AMD anakartlar kaldı, bir ara Türkiye'de 60.000 anakart stoklarda bekliyordu. Tüketicinin ilgisi kalmadı ve satıcılar bu ürüne değmek istemediler. Üretim tekrar bollaşınca eko etkisinden dolayı tüm distribütörler, satıcılar bu ürünü adetli satın aldılar ve bu sefer de satış adetlerinin üstünde stoklar oluştu. Herkes zarar etti ve halâ ediyor.

    Halbuki AMD'nin kuvvetli olduğu bazı yönler de var, örneğin yenilikçiliği anlatılabilse, tasarım farklılıkları, teknolojik üstünlükleri... Sektör belki de bu ürünü çok daha iyi bir mevkiye taşıyacak ama bence balık baştan kokar, AMD'nin üst yönetimi boş ve onun sonucu olarak AMD Türkiye'de tam bir başarısızlık hikayesi.

    İstanbul, 22 Mayıs 2006

    http://csg.cizgi.com.tr/kb.php?mode=article&k=175



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi KuarkServerSystems -- 29 Mayıs 2006; 22:28:23 >







  • Amd'nin esasen çok büyük bir teknolojik atılımı oldu k6 dönemleride,oda bu gün amd hala risc bir işlemci olması
  • vay bea soluksuz okudum amma akıcı bir hikayeydi bence çok güzel bir dram dizisi olur bu hikayeden
  • ben bu Ahmet Mehmet Dursun olayını yeni duydum
  • quote:

    Orjinalden alıntı: salagil

    vay bea soluksuz okudum amma akıcı bir hikayeydi bence çok güzel bir dram dizisi olur bu hikayeden


    Niyazi Saral'ın kim olduğunu bilmiyorsun sanırım arkadaşım
  • yaw ne başarısızlığı A.M.D.(ahmet mehmet dursun) baya başarılı olmuşya işte valla ben buna türk() zekası derim
  • Gerçekten üzülmemek elde değil. Ben 2001-2002 yıllarında heryerde araya araya zorla bulmuştum amd işlemcimi. O günden sonra da
    hala bırakmadım. Ne yazık ki bugün bile hala benim bilg.müh. arkadaşlarımdan bazıları bile amd'ler ısınıyor diyebiliyor. Ekran kartlarının
    ram miktarı ile karşılaştırıldığı bir ülkede AMD'nin anlaşılması da elbette zor idi. ancak gene de 2001'de uğraşlar ile ulaşabildiğim işlemcilere
    bugün istediğim an ulaşabiliyorum. Bu da güzel. Ve ayrıca barnebeu stadındaki bütün panoları kaplayan AMD logosunu gördüğümde
    duygulanabiliyorum :)
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Daha Fazla Göster
  • yok yav böyle şey olmaz olamaz...bir şirket 70 milyonluk bir pazarı böyle harcamaz..hala şoktayım..birileri amd nin patronlarına türkiyenin nerede olduğunu nüfusunu falan anlatsın...
  • Zaten altı üstü 2 senedir amd kullanıyorum ilk göz ağrım inteldi.Intel amd athlon serilerini çıkartana kadar rakipsizdi.

    Tanıdıklarım Amd k6 diye bir işlemci çıkarmış deyince hadi ya dandikdir diye daha o zamanlar dalga geçiyordu.Hele vestel veezy go diye amd işlemcili dandirik makinalar satıyordu 5 sene önce o zaten ayrı bir komedi.Amd varsa şu 2-3 senedir var ondan önce hikayeydi.

    Zaten bu conroe olayıyla birlikte tekrar intele bir dönüş olacak bende



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi EncoMaster -- 29 Mayıs 2006; 23:23:48 >
  • yaw tamam 70 milyon varda susan adamın dediği gibi bilinçsiz bi 70 milyon var bilgisayar muhabbeti açılınca herkezin sorduğu işlemcin pentium kaç? bende 1.7 var ilk çıkınca aldım süper diyolar. amd naapsın
  • Niyazi Bey'in serzenişi çok önemli.
    yukrıda anlatılanlar sebebyle satıcılar AMD den uzak duruyor. Ka kişi forumdanlaran araştırıp sistem topluyor. Çoğunluk bilgisayarcılar üzerinden sistem oluşturuyor. Kaç ay bekledik 3000+ ları. Kaç kişi aylarca anakart satamadı bu sebeple. Şimdi bilgisayarcılar AMD sistem tavsiye etmiyor diyoruz. Biraz haklarıda var
  • 1996 dan beri amd kullanıyorum k6 lardan beri çok memnunum ama şua conrea kafamı karıştırıyor amd conrea ya atak yapmassa 10 yıllık müşterisini kaybetcek
  • ya bilgisayar dergileri bile intel intel diye bağırıyo k6 ları celeronlarla kıyaslıyolardı yaptıkları testlerdende bişey anlamıyodum zaten kendileri acayip fiyat/performans değerleri uyduruyolardı şimdi yine biraz durum iyi intelden başka bi işlemcininde var olduğunu millet öğrenmeye başladı
  • conroe ya cevabın çabuk gelmesi lazım. Ya da fiyatların tepki olarak çabuk ayarlanması. Conroe çıkar çıkmaz herkes ssitem değiştirecek değil. Zaten uygun sistemleri oluşup piyasada tutulması (anakart falan) 2-3 ay alır. Yoksa AMD nin işi zor. Conroe nun alt seviye işlemcileri f/p canavarı olacak.
  • ilginç oysa amd 2005 de iyi satış yapmıştı ama bu kadar kötü yönetilmesi yazık
    candostum iyi bilir amd tr yi birde ondan dinlemek lazım. hatta kızıp bülent abi, amd dist. olacağım demişti hatırımda



    < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Digiali -- 29 Mayıs 2006; 23:34:32 >
  • YINE BURADANDA ANLIYORUM KI INTEL I HIC BISEYE DEGISMEM
  • topic'i intel-amd kavgasına dönüştermeyin de
  • Intel kullanmama rağmen Amd yi her zaman desteklerim.Olaya politik açıdan vs. vs. de bakarsak Amd bana göre hiç mi değilse Kazandığı paraları Vakıflar fonlar adı altında illegal yollarda kullanmayıp Yeni teknolojilere öncülük ediyor. intel gibi taşları son derece yerine oturmuş bir kuruma karşılık verebilecek güçte olması bugün için büyük başarı.Amd Türkiye konusundaki fiyaskosuna ise şöyle bakabiliriz.Ambargo zamanına geliyor zannedersem Piyasaya sürülmesi Türkiyede Yapan da Amerika tabi...
  • Niyazi Bey mükemmel yorumlamış olayı.
  • Ben 3-3.5 yıldır donanım piyasasını ciddi anlamda takip ediyorum...
    geçen yılki s939 venice3000'lerin temin sıkıntısı dışında olumsuz bir durum hatırlamıyorum AMD TR için...
    Barton 2500+ den itibaren hep fiyat/performans lideri olmadı mı AMD?türkiye ve dünya çapında ciddi bir rakip olmadı mı İntel'e?gerek xp2500 ile p4 2.6'ya kıyasla,gerek venice3000 ile p4 3000'e kıyasla,gerekse x2 3800 ile d830'a kıyasla...(yalnız bu son çıkan intel'in 9xx serisi her anlamda kesinlikle çok başarılı,x2 3800+ kullanmama rağmen ortağıma 930 aldırttım)...
    Geçmişte yaşanmış,bu A.M.D. patent skandalının hiçbir açıklaması yok...ancak ben AMD'nin her zaman biz kullanıcılar için ciddi bir seçenek olacağını düşünüyorum...
  • 
Sayfa: 123
Sayfaya Git
Git
sonraki
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.