Kahve içerek ve iPhone kullanarak Herrenvolk olamayacaklar. Ayrıca, bahsettiğin bazı marketler insanları kazıklıyor ve internette troller görevlendiriyorlar. Troller, rakip marketleri plastikten üretilmiş kaşar peyniri satmakla suçluyor. Herrenvolk müzik dinle sinirlerin yatışsın ![]() Provided to YouTube by ONErpm
O Fortuna (Carmina Burana) · Classical Hits · Schola Camerata · Carl Orff
Eclipse Great Musical Moments - Schola Camerata. - Vivaldi - Bach - Mozart - Beethoven - Brahms - Schubert - Orff. - New Music Series from Classical Hits
℗ Global Art Music
Released on: 2024-01-18
Auto-generated by YouTube. https://www.youtube.com/watch?v=Ia6ZBd4ehmU&ab_channel=ClassicalHits-Topic |
Kahve Tutkunlarına Müjde! DonanımHaber’e Özel %20 İndirim 🔥☕ New Coffee'den (5. sayfa)





-
-
Buradan sana bir BWV 582 yolluyorum o zaman. Hans-Andre Stamm diye bir organist var favorim o. Xaver Varnus da olur onu da cok seviyorum ama nedense Karl Richter'i sevemedim hic, herhalde yeterince über degilim.
Buldum daHans-André Stamm - Topicyoutube
Passacaglia and Fugue in c minor BWV 582https://www.youtube.com/watch?si=E13mXVNSDfx5jIKE&v=IfxdzXlOQmk&feature=youtu.be
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi AREryilmaz -- 23 Mart 2025; 12:43:58 >
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı >
-
İlk mesajınızdan bu son mesaja kadar geçirdiğiniz iletişim evrimi gerçekten dikkat çekici. Başlangıçta ürünlerimizi ve metinlerimizi oldukça sert, yer yer sokak ağzıyla eleştirirken; şu anda kullandığınız kelimeler, kurmaya çalıştığınız bakış açısı ve üslubunuz belirgin şekilde değişmiş. Bu dönüşüm için harcadığınız çaba takdire şayan.
Ancak geldiğiniz bu daha yumuşak ve akademik görünümlü üsluba rağmen, bu başlık altında asıl amacınızın firmamızı, ürünlerimizi ya da kahveyle ilgili bilgi arayan kullanıcıları bilgilendirmek olmadığını çok net görüyoruz. Görünürde bir eleştiri üzerinden ilerliyor olsanız da, asıl odağınız kendi entelektüel birikiminizi, gözlem yeteneğinizi ve analiz gücünüzü sergilemek. Tartışmayı sürekli daha derin sosyolojik, ekonomik ve kültürel kavramlara çekmeniz; konuyu kişisel kanaatlerinizi paylaşma alanına çevirdiğinizin en açık göstergesi.
Oysa biz bu konuyu, kendi ürünlerimizi tanıtmak, iş modelimizi anlatmak ve kahveyle ilgili merakı olan kullanıcıların sorularını yanıtlamak için açtık. Amacımız, markamıza ilgi duyan kişilerle doğrudan, açık ve yapıcı bir iletişim kurmaktı.
Eleştiri elbette kıymetlidir. Ancak bu, ürünü deneyimlememiş biri tarafından ısrarlı şekilde yönlendirme çabasına dönüşürse; artık sağlıklı ve yapıcı çerçevenin dışına çıkmış olur. Bu başlık, markamızla ilgili açıklamalar yapmak üzere açılmışken; sizin fikirlerinizi ispat etmeye çalıştığınız uzun bir kişisel denemeye dönüşmüş durumda.
Ayrıca tartışmanın başından bu yana bizi bir kalıba sokma, bir etiket yapıştırma çabanız da dikkat çekici. İlk olarak ürünlerimizi hiç tatmadan cahilce eleştirdiniz. Ardından yaptığımız işin uzmanı olduğunuzu göstermeye çalıştınız. Sonra geçmişte yaptığınız araştırmalardan söz ettiniz. Şimdi ise ‘halk’, ‘gurme’, ‘sınıf’ gibi kavramlar üzerinden hem markamızı hem insanları kategorilere ayırmaya devam ediyorsunuz. Bu sınıflandırma eğiliminin ardında belki de kendinizi konumlandırdığınız yeri pekiştirme arzusu yatıyor olabilir.
Bizim duruşumuz çok net: Kimseye üstünlük vadetmiyoruz. Kaliteyi, özenli üretimi ve iyi deneyimi önemsiyoruz. Bunları da yalnızca belli bir zümreye değil, gerçekten ilgilenen herkese sunmak istiyoruz. Bizi rahatsız eden; ürünümüzün eleştirilmesi değil, deneyimlenmeden yargılanması ve sürekli olarak bizi bir kutuya koyma çabasıdır.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
-
Alıntı
metni:İlk mesajınızdan bu son mesaja kadar geçirdiğiniz iletişim evrimi gerçekten dikkat çekici. Başlangıçta ürünlerimizi ve metinlerimizi oldukça sert, yer yer sokak ağzıyla eleştirirken; şu anda kullandığınız kelimeler, kurmaya çalıştığınız bakış açısı ve üslubunuz belirgin şekilde değişmiş. Bu dönüşüm için harcadığınız çaba takdire şayan. Halen patronizing speech pesindesin. Bu kadar iletisimden sonra laf ebeligiyle beni "yenemedigini" anlamaliydin bence ki senin beni yenmeye calisiyor olman bile cok sacma, ben senin pazarlama metinlerini elestiriyorum sadece. Senin sahsiyetine herhangi bir saldirim olmadi.
Alıntı
metni:Ancak geldiğiniz bu daha yumuşak ve akademik görünümlü üsluba rağmen, bu başlık altında asıl amacınızın firmamızı, ürünlerimizi ya da kahveyle ilgili bilgi arayan kullanıcıları bilgilendirmek olmadığını çok net görüyoruz. Akademik konusmamaya calismamin temel sebebi argumanlarimin sokaktan gecen vatandas tarafindan anlasilabilmesini istemem. Ad hominemlerinin kifayetsizligini ortaya koyabilmek icin daha fazla kelimeye ihtiyacim var zira gunluk hayatta kullanilan kelimelerle ifade edilemeyecek seylerden de bahsediyorum.
Alıntı
metni:Görünürde bir eleştiri üzerinden ilerliyor olsanız da, asıl odağınız kendi entelektüel birikiminizi, gözlem yeteneğinizi ve analiz gücünüzü sergilemek. Tartışmayı sürekli daha derin sosyolojik, ekonomik ve kültürel kavramlara çekmeniz; konuyu kişisel kanaatlerinizi paylaşma alanına çevirdiğinizin en açık göstergesi. Bu soyledigin seyin cok zekice oldugunu dusunuyorsun mesela sen cunku benim amacim hakkindaki argumanini yanlislamam teorik olarak imkansiz. Bu kadar yazip cizdigim seyi okumus birinin kafasini bulandirman imkansiz boyle bir argumanla, o kismi kaciriyorsun, veya insanlarin sadece son postlari okuyacaklarina olan inancin tam. Tartismayi daha derin kavramlara cekmemin sebebi senin hayat tarzi sattigini kabullenmekten kacmak icin denemedigin herhangi bir yolun kalmamis olmasi. Cesit cesit saldirdin bana, maddelendirerek bile saldirdin o cok eglenceliydi mesela, madde madde oldugu icin yani. Analiz kabiliyetimin bunlari okuyacak insanlar tarafindan tasdik edilmesi gibi bir ihtiyacim yok. Benim tek derdim insanlarin onlara hayat tarzi satmaya calistigini anlamalari.
Alıntı
metni:Eleştiri elbette kıymetlidir. Ancak bu, ürünü deneyimlememiş biri tarafından ısrarlı şekilde yönlendirme çabasına dönüşürse; artık sağlıklı ve yapıcı çerçevenin dışına çıkmış olur. Bu başlık, markamızla ilgili açıklamalar yapmak üzere açılmışken; sizin fikirlerinizi ispat etmeye çalıştığınız uzun bir kişisel denemeye dönüşmüş durumda. Sen bu hale getirdin ama konuyu. Hayat tarzi satmaya calistigin gun gibi ortadayken bunu kabullenmeyen sensin. Ben senin yaptigin cinsten pazarlamaya ozel olarak gicik oldugum ve sahsiyetime saldiri denemelerinden de eglendigim icin bu threade ilgi gosteriyorum. Ben fikirlerimi yazdigim ilk birkac postta ispat ettim. Devamindaki postlar dikkat edersen senin argumanlarimi curutme cabalarin ve onlar basarisiz olduktan sonra sahsiyetime saldirilarin. Okuyucular ana fikri kacirmasin diye de argumanlarimi ekliyorum ben birkac mesajda bir tabii, ama bu konunun takip edilebilirligi icin yaptigim bir sey.
Alıntı
metni:Ayrıca tartışmanın başından bu yana bizi bir kalıba sokma, bir etiket yapıştırma çabanız da dikkat çekici. İlk olarak ürünlerimizi hiç tatmadan cahilce eleştirdiniz. Ardından yaptığımız işin uzmanı olduğunuzu göstermeye çalıştınız. Sonra geçmişte yaptığınız araştırmalardan söz ettiniz. Şimdi ise ‘halk’, ‘gurme’, ‘sınıf’ gibi kavramlar üzerinden hem markamızı hem insanları kategorilere ayırmaya devam ediyorsunuz. Siz kendinizi bir kaliba sokmaya calistiginiz icin oluyor bunlar. Urunlerinin tatlarina laf etmedim, fiyatlandirmanizin hedef kitleniz dusunuldugunde mantiksiz oldugunu soyledim. Yaptigin isin uzmani olsaydim muhtemelen cok daha fazla sacmalik tespit ederdim metinlerinde ve beyanatinda. Dunya uzerindeki her sey siniflara ayrilir.
Alıntı
metni:Bu sınıflandırma eğiliminin ardında belki de kendinizi konumlandırdığınız yeri pekiştirme arzusu yatıyor olabilir. Iste bu kisim eglenceli. Henuz bir sey demek istemiyorum keyfi kacmasin diye, bu konuyu lutfen ac. "Kahvemin parasini hak etmedigini ispatladiginda geceleri kuzularin cigliklarina uyanmayacagini dusunuyorsun" falan de bana.
Alıntı
metni:Bizim duruşumuz çok net: Kimseye üstünlük vadetmiyoruz. Bu kismi acikladim defalarca tekrar girmeyecegim. Pazarlama metinleriniz de hic net degil. "X kahvesi, mensei bilmemnere, kavrulma derecesi orta, notalari cikolata, hibiskus, yesil zeytin, tebesir tozu ve kuzu cigeri" ifadesi nasil bir ifade? Net bir ifade. Net ifadeler kullanin kimse size "nanetsiniz" diyemesin (ahah galiba kelime uydurdum TDK gibi adamim).
Alıntı
metni:Kaliteyi, özenli üretimi ve iyi deneyimi önemsiyoruz. Ben hayatimda hicbir saticinin bunun aksini soyledigini gormedim, sen gordun mu?
Alıntı
metni:Bunları da yalnızca belli bir zümreye değil, gerçekten ilgilenen herkese sunmak istiyoruz. Herkese (en azindan kendi kafalarinda) belirli bir zumreye aidiyet sunmak istiyorsunuz.
Alıntı
metni:Bizi rahatsız eden; ürünümüzün eleştirilmesi değil, deneyimlenmeden yargılanması ve sürekli olarak bizi bir kutuya koyma çabasıdır. Seni rahatsiz eden pazarlama taktiginin kurcalanmasi. Defalarca belirttim sattigin kahvelerin benim aldigim kahveden daha iyi olmasi gerektigini dusundugumu ve hicbir sekilde daha kotu veya esdeger olmasini beklemedigimi. Taksitle espresso makinesi almis insanlara kimlik satmaya calisan bir baska kahve firmasisiniz. Bulundugunuz kutu bu. Gelecekte pazarlama metinlerinizi okuyup sayet degismislerse ve satmaya calistiginiz seyin yalnizca kahve oldugunu gorursem gelir bu mesaja ekleme yaparim artik sadece kahve satiyorlar diye.
Tekrar ediyorum senle sahsi bir derdim yok. Hatta Istanbul'da olsam (ve en azindan ayni ilcede olsak, gercekci olmak lazim Istanbul'un her bir ilcesi ayri bir vilayet gibi) sana kahve bile ismarlardim en alengirlisinden, "mokkabokaccino" derim ben hep ben bu alengirli kahveye meftun insanlarla dalga gecmek icin ama oturur senle oyle bir sey icerdim. Seni anliyorum, malini satmaya calisiyorsun ama takip ettigin pazarlama yontemi beni cok irrite ediyor.
-
Bu noktaya kadar sabırla cevap verdik. Her eleştirinizi tek tek değerlendirdik, üslubunuz zaman zaman kişiselleşse bile diyaloğu sürdürmeye çalıştık. Ancak artık sınırın çok net şekilde aşıldığını, konunun içeriğinden uzaklaşıp kişisel bir ‘ben anlatayım siz dinleyin’ alanına döndüğünü üzülerek görüyoruz.
Siz bu başlığı, pazarlama karşıtı kişisel felsefenizi, kelime oyunlarınızı ve sınıflandırma saplantınızı sergilemek için bir sahneye çevirdiniz. Bizim niyetimiz ürün tanıtmak, soruları cevaplamak, ilgilenen insanlara bilgi sunmaktı. Sizinki ise, dikkat çekmek, tartışmayı uzatmak ve kendi entelektüel oyun alanınızı kurmak oldu.
Tartışmayı, ölçülmesi ya da sınanması mümkün olmayan soyut varsayımlar üzerinden sürdürmeniz; sizi her türlü eleştiriden muaf tutuyormuş gibi bir izlenim yaratıyor. Bu da sizi haklı çıkarmak değil, sorgulanamaz kılmak üzerine kurulmuş bir iletişim stratejisi gibi duruyor. Takip eden kullanıcılar açısından bu, yorucu ve anlamsız bir kısır döngüye dönüşmüş durumda.
Siz hâlâ bizi bir kutuya koymaya çalışıyorsunuz. Hâlâ sınıflar yaratıyor, hâlâ her şeyi etiketliyorsunuz. Çünkü bu, kendinizi konumlandırma biçiminiz. Bizim yaptığımız iş, sizin alışık olduğunuz kalıplara sığmadığı için bu kadar çarpıtılıyor. Size göre ya market rafındayız ya da sosyete kulübünde —arada durmak, kaliteyi ulaşılabilir kılmak gibi bir seçenek sizin zihninizde yer bulamıyor.
Peki. Yeterince yazdınız, söylediniz, laf çevirdiniz. Ama artık bu diyalog sizin kişisel tatmininizin ötesine geçemiyor. Ürünümüzle ilgili tek bir deneyiminiz olmadan bu kadar iddialı konuşmanız, zaten bu tartışmanın ne kadar temelsiz hale geldiğini açıkça gösteriyor.
Son olarak: Nerede durduğunu bilenin, kendini ifade etmesi daha nettir. Biz sizi yeterince dinledik. Şimdi bu başlıkta yer açıyoruz —gerçekten kahveyle ilgilenen, samimiyetle soru soran ve seviyeyi düşürmeden iletişim kurmak isteyen herkese.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
-
Alıntı
metni:Peki. Yeterince yazdınız, söylediniz, laf çevirdiniz. Ama artık bu diyalog sizin kişisel tatmininizin ötesine geçemiyor. Ürünümüzle ilgili tek bir deneyiminiz olmadan bu kadar iddialı konuşmanız, zaten bu tartışmanın ne kadar temelsiz hale geldiğini açıkça gösteriyor. Ürün gerçekten iyi bile olsa, bence o fiyatı zaten etmez. Eder bulanlar ve satın alanlar olabilir tabii, ama bence etmez. Yani ben şahsen bir paket kahveye 2500 TL vermem. 2500 TL'ye kahve mi olur? Bir de olaya o açıdan bakmak gerekir. Bu konuda gerçekten haklı ve bunun böyle olduğunu anlaması için denemesi gerekmiyor. Bu, alt tarafı kahve. Daha ucuza daha güzel kahvelerin olduğundan, sizin kahvenizi denemeden de emin olabiliriz.
Tabii serbest piyasa ekonomisi var, kimse kimseye "Şu fiyata bir şey satma." diyemez, dememesi gerekir. Ama fikrini de belirtebilmesi gerekiyor. Siz yazıları silmiyorsunuz, tartışmalara moderatör destek ekipleri çağırmıyorsunuz. Eğer "konum büyüsün, ne kadar mesaj, o kadar iyidir" şeklinde düşünmüyorsanız, bu açıdan hakkınızı vermem gerekiyor. Eleştirilerden korkmayan insanlara saygı duyuyorum.
-
Merhabalar,
Yorumunuz ve yapıcı üslubunuz için teşekkür ederiz.
Bahsettiğiniz 2500 TL’lik kahvemiz, ürün yelpazemizdeki en özel ve sınırlı üretim modelimizdir. Ancak ağırlıklı olarak satışta olan kahvelerimiz 1699 TL dir.
Piyasada kahve fiyatları ürünün menşei, nadirliği ve işçilik detaylarına göre çok değişkenlik gösterebiliyor. Bugün kilosu 14.000 TL’ye ulaşan kahveler olduğunu da görebiliyoruz. Bu da aslında nitelikli kahve dünyasında her seviyeye ve tercihe göre bir karşılık olduğunun göstergesi.
Elbette herkesin damak tadı, tercih ettiği fiyat aralığı ve beklentisi farklı olabilir. Denemek isteyen herkesi satış noktalarımıza bekleriz.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı > -
Alıntı
metni:Bu noktaya kadar sabırla cevap verdik. Her eleştirinizi tek tek değerlendirdik, üslubunuz zaman zaman kişiselleşse bile diyaloğu sürdürmeye çalıştık. Ancak artık sınırın çok net şekilde aşıldığını, konunun içeriğinden uzaklaşıp kişisel bir ‘ben anlatayım siz dinleyin’ alanına döndüğünü üzülerek görüyoruz. Ben anlattiklarimi temellendirerek anlatiyorum ve sana cevap verme sansi da veriyorum. Senin benle yasadigin sikinti kahve degil de hayat tarzi satmaya calistigin argumanima cevap veremiyor olman. Laf cevirdigimi falan soylemissin ama laf cevirmeye calisan ben degilim. Konuyu asla baska yerlere cekmeye calismadim mesela, asla senin sahsiyetine de saldirmadim.
Alıntı
metni:Siz bu başlığı, pazarlama karşıtı kişisel felsefenizi, kelime oyunlarınızı ve sınıflandırma saplantınızı sergilemek için bir sahneye çevirdiniz. Bizim niyetimiz ürün tanıtmak, soruları cevaplamak, ilgilenen insanlara bilgi sunmaktı. Sizinki ise, dikkat çekmek, tartışmayı uzatmak ve kendi entelektüel oyun alanınızı kurmak oldu. Pazarlama karsiti degilim, tuketim urunlerine hayat tarzlariyla deger katilip satilmalarina karsiyim. Bu seninke benim aksini "bilimsel olarak" (bu konuya asagida tekrar temas edecegim) ispatlamamin mumkun olmadigi bir arguman. Daha once de kullandin boyle argumanlar ve bunlarin hepsi de ad hominem.
Alıntı
metni:Tartışmayı, ölçülmesi ya da sınanması mümkün olmayan soyut varsayımlar üzerinden sürdürmeniz; sizi her türlü eleştiriden muaf tutuyormuş gibi bir izlenim yaratıyor. Bu da sizi haklı çıkarmak değil, sorgulanamaz kılmak üzerine kurulmuş bir iletişim stratejisi gibi duruyor. Bilimsel bir konu hakkinda tartisiyor olmadigimizdan (kastettiklerim gercek bilimler, sosyal "bilimler" degil) ortaya atilabilecek hicbir argumanin olculmesi veya sinanmasi mutlak manada mumkun degil. Mesela sen desen ki su 100 santigrat derecede kayniyor (@0 ATM) ben desem ki 99 sen hakliligini deniz kenarina kuracagin bir piknik tupu, bir cezve ve bir termometreyle ispatlayabilirsin. Ben hicbir turlu elestriden de muaf degilim bu arada, hatta birkac gundur "sahsiyetimi elestiriyorsun" mesela surekli.
Alıntı
metni:Takip eden kullanıcılar açısından bu, yorucu ve anlamsız bir kısır döngüye dönüşmüş durumda. Argumentum ad populum, ama oyle her yerde bulunan cinsinden degil, bu farazi argumentum ad populum.
Alıntı
metni:Siz hâlâ bizi bir kutuya koymaya çalışıyorsunuz. Hâlâ sınıflar yaratıyor, hâlâ her şeyi etiketliyorsunuz. Çünkü bu, kendinizi konumlandırma biçiminiz. Bizim yaptığımız iş, sizin alışık olduğunuz kalıplara sığmadığı için bu kadar çarpıtılıyor. Size göre ya market rafındayız ya da sosyete kulübünde —arada durmak, kaliteyi ulaşılabilir kılmak gibi bir seçenek sizin zihninizde yer bulamıyor. Insanlar cevrelerindeki dunyayi siniflandirarak ve etiketleyerek anlar. Eger bir sey ilk defa yapiliyorsa ona yeni bir etiket tanimlanir. Kahveni dogru anahtar kelimelerle etiketlemek icin o kadar caba gosterdikten sonra bana bunlari soyluyorsun bir de. Kaliteyi ulasilabilir kilmak gibi sloganlari kullanmamani tavsiye ediyorum bu arada cunku bu sloganlar senin malini A101 rafina koyuyor ve hedef kitlen A101 musterisiyle ayni kefeye konmaya cok sert tepki veren bir kitle.
Alıntı
metni:Peki. Yeterince yazdınız, söylediniz, laf çevirdiniz. Ama artık bu diyalog sizin kişisel tatmininizin ötesine geçemiyor. Ürünümüzle ilgili tek bir deneyiminiz olmadan bu kadar iddialı konuşmanız, zaten bu tartışmanın ne kadar temelsiz hale geldiğini açıkça gösteriyor. Sattigin sey kahve degil de baldo pirinc olsaydi mesela deneyim kelimesini bile kullanmazdin. Sattigin malin nitelik olarak baldo pirincten hicbir farki yok. Bahsettigim konu da tam olarak bu. Sen sattigin mali sanki bir gida maddesi degilmis de bir hayat tarzinin bir bileseniymis gibi pazarlamaya calisiyorsun. Bak kucuk bir reductio ad aburdum yapacagim; sen de bana ortaya cikan pazarlama metni mantikli mi degil mi soyeyeceksin:
Pilav Tadımı Nedir?
Pilav tadımı, pilavin aroma, gövde, asidite ve aftertaste gibi özelliklerini değerlendirme sürecidir. Profesyonel tadımcılar kasiklama yöntemiyle analiz yaparken, pilav severler de basit adımlarla kendi tadım deneyimlerini oluşturabilir.
Pilav Tadımı İçin Gerekli Ekipman ve Ortam
Sessiz, dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış bir alan seçin.
Taze toplanmis ve kaliteli pirinc kullanın.
Simdi soyle bana, oldu mu bu? Bak buraya pirinc yerine istedigin gida maddesini koyabilirsin. Kuru fasulye de olur. Istersen orada nasil kahve degil de iyi kahveyle kotu kahveyi birbirinden ayirabilme yetenegi satmaya calistigini da aciklayabilirim sana. Ama bana cevap vermen gerekiyor, pirincle oldu mu olmadi mi? Eger haksizsam ve sen hayat tarzi satmaya calismiyorsan pirincle veya kuru fasulyeyle de calismasi gerekir marketinginin. Asidite gider gazlilik gelir mesela salliyorum, olculebilir farkli nitelikleri vardir butun gida maddelerinin. Ben zaten aroma, asidite gibi GIDAYA AIT niteliklerin pazarlanmasina hicbir sekilde karsi degilim.
Bu arada "aftertaste" diyorsun ya agizda biraktigi tat demek yerine, o bile benim elestirdigim amaca hizmet ediyor.
Bak laf cevirmiyorum asla. Yazdigin seylere teker teker cevap veriyorum. Sahsiyetine de saldirmiyorum. Sen bana pazarlama metninin pirincte ise yarayip yaramadigini soyle ama.
-
Örneğinizdeki ‘pilav’ benzetmesinin neden eksik kaldığını açıklamak isteriz.
Biz hiçbir zaman kahveyi hayatın merkezine koyup kutsallaştırmıyoruz. Fakat nitelikli kahve dünyasında aroma, gövde, asidite ve aftertaste gibi kavramların nasıl değerlendirildiği; bu ürünü sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda duyusal bir deneyim alanı hâline getiriyor. Pilavı elbette analiz edebilirsiniz ama global ölçekte karşılaştırmalı tadım kültürü ve üretim süreçleri açısından kahve ile aynı kategoride yer alması doğru bir karşılaştırma değildir.
Yani burada mesele ‘pirince de aroma diyebilirim’ demek değil, bu yaklaşımın bağlamdan kopuk bir indirgemeye dönüşmesidir. Sizin verdiğiniz örnek aslında tam da bizim anlatmak istediğimiz şeyi destekliyor: Tat, kalite ve deneyim bir bütündür ve bu bütünlük belirli standartlara göre değerlendirilebilir.
Ayrıca ‘aftertaste bile pazarlama’ dediğinizde, kelimeleri değil, anlamlarını da indirgemiş oluyorsunuz. Oysa kahve dünyasında bu, teknik ve objektif bir değerlendirme kriteridir.
Son olarak, pazarlama diline dair eleştirilerinizi anlıyor ve saygı duyuyoruz. Ancak her teknik ifadeyi ‘hayat tarzı satışı’ gibi görmek, bu alandaki ürünleri küçümsemeye neden olabilir. Bizim hedefimiz, merak edenler için şeffaf ve doğrudan bilgi sunmaktır.
⸻
Tüm Konuyu Takip Eden Değerli Kullanıcılara Küçük Bir Not:
DH’de geçirebileceğimiz vakit, iş yoğunluğumuz nedeniyle bundan sonra sınırlı olacaktır. Bundan sonraki mesajlarınıza imkân buldukça cevap vermeye çalışacağız. Ancak bu başlığın, açılış amacımız olan kahve, ekipmanlar ve demleme yöntemleri dışına çıkmış olması nedeniyle; bu konularla ilgili gelen soruları kaçırma ihtimalimiz doğmuştur. Gerçekten kahveye ve demlemeye dair merak ettikleriniz varsa, bize Instagram üzerinden ulaşabilir, sorularınızı oradan da memnuniyetle iletebilirsiniz.
Yorum sahibine ayrıca bir not:
Eğer siz de fikirlerinizi DH dışına taşımak isterseniz, Instagram’daki herhangi bir gönderimizin altına yorum olarak paylaşabilirsiniz. Burada sergilediğiniz üslubu aynı şekilde koruduğunuz sürece, sizi orada da sınırlandırmak ya da engellemek gibi bir yaklaşımımız olmayacaktır.
İnstagram adresimiz : https://www.instagram.com/newcoffee.com.tr/
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi New Coffee -- 24 Mart 2025; 5:48:56 >
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
-
Pirinc hakkinda bu soylediklerini sari irktan herhangi birine soylesen sana tam 3 saat pirinc cesitleri hakkinda konferans verir. Kahveyi nitelemek icin kullandigin "duyusal deneyim alani", "kultur" gibi soyut ifadelere dikkat et. Bunlari pirinc icin de kullanabilirsin ama kullanmiyorsun. Kahveyi hayatin merkezine koyup kutsallastirmiyorsun sen zaten, sen kahve icmekle kimlik bulan ve kahveye verebilecek fazla fazla parasi olan kesimin pesindesin, onlar kahveyi kutsallastirmaya yaklasan sacma sapan davranislar icerisinde. Butun gidalar birbirleriyle mukayese edilebilirler. Bazilari egzotiktir, bazilari pahalidir, bunlarla alakali hicbir sikinti yok zaten burada. Butun gidalar somut parametreler uzerinden birbirleriyle mukayese edilebilir, tabii herhangi bir sebeple bazi gidalara sembolik manalar yukleyen kisiler icin durum baska.
Yani burada mesele ‘pirince de aroma diyebilirim’ demek değil, bu yaklaşımın bağlamdan kopuk bir indirgemeye dönüşmesidir. Sizin verdiğiniz örnek aslında tam da bizim anlatmak istediğimiz şeyi destekliyor: Tat, kalite ve deneyim bir bütündür ve bu bütünlük belirli standartlara göre değerlendirilebilir.
Bu dedigini kuru fasulye icin de soyleyebilirim mesela, pirinc icin de. Ben mesela dermason fasulye tercih ediyorum (yiyemiyorum ama reflu yuzunden, burnumda tutuyor). Bu fasulyenin dokusu, tadi ve kokusu bana cok farkli bir kuru fasulye deneyimi sunuyor, tadini alabilmek icin de sessiz bir ortamda once gevseyip sonra kasikliyorum. Sacma oldu degil mi bu? Kuru fasulye ve kahve ayni seydir. Benim basindan beri temel argumanim senin kahveyi bir gida olarak degil bir "aidiyet alameti" olarak satmaya calisiyor olman.
Instagram kullanmiyorum zaten konuyu oraya tasimaya da gerek yok. Kahve kahvedir. Iyisi vardir kotusu vardir, az kavurursun eksimsi olur (ben oyle severim mesela aslinda) ama icince kendimi bir sinifa veya klube ait hissetmiyorum. Philips makinem var gerektikce temizliyorum bakimini falan yapiyorum, tepeden cekirdek kahveyi veriyorum bana cok guzel cappuccionlar ve espressolar yapiyor. "Kahve" diye bir ayari var tam olarak ne yapiyor orada bilmiyorum ama onun da tadi guzel.
-
Kahve olayı çok farklı bir olay .
-
Görüşlerinizi tekrar paylaşma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkür ederiz. Ancak bu noktadan sonra ortaya koyduğunuz örnekler ve yaklaşım, teknik bir içerik değerlendirmesinden ziyade kişisel beğeni, alışkanlık ve varsayımlara dayanıyor.
Kahveyi bir gıda maddesi olarak görmek elbette mümkün. Zaten biz de onu başka bir gezegenden getirmedik. Ancak sizin sürekli küçümseyici bir üslupla ‘alt tarafı kahve’ şeklinde indirgediğiniz bu ürün, dünya genelinde yüz binlerce profesyonel tarafından duyusal analiz, bilimsel üretim yöntemleri ve tadım protokolleriyle değerlendirilen bir alandır. Sizin buna “ben de kuru fasulyeyi koklayarak yiyorum” diyerek karşılık vermeniz, karşılaştırma değil, konuyu karikatürleştirme çabasıdır.
Burada sizinle ürün değerlendirmesi, fiyat politikası ya da pazarlama dili üzerine yapıcı bir fikir alışverişi gerçekleştirmek mümkünken, siz sürekli olarak tartışmayı kişisel kanaatlerinize ve alaycı örneklere çekiyorsunuz. Bu yaklaşım ne bize ne de bu konuyu ciddiyetle takip eden kullanıcılara bir şey kazandırıyor.
Yorumlarınızda sürekli altını çizdiğiniz gibi, kahve size göre ‘sıradan bir içecek’ olabilir. Saygı duyarız. Ama bu ‘öyledir çünkü ben öyle diyorum’ bakışı, kendi içinde sınırlıdır. Herkesin deneyimi ve önceliği farklıdır. Bizim hedef kitlemiz de kahveyi sadece içmek için değil, anlamak için de merak edenlerden oluşuyor.
Tüm bu açıklamalardan sonra şunu tekrar hatırlatalım: Bu başlığın amacı, kahveye ilgi duyanlara bilgi vermek, soruları cevaplamak ve ürünlerimizi tanıtmaktı. Kendi ifadenizle Instagram kullanmıyorsunuz, DH’de kalmayı tercih ediyorsunuz — buna da saygı duyarız. Ama aynı noktada dönüp durmaktansa, artık burada yeni katkı sağlayacak içeriklere alan açmak istiyoruz. Her şey gönlünüzce olsun.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
-
Kesinlikle katılıyoruz. Kahve sadece bir içecek değil, birçok kişi için bir ritüel, bir mola, bir keyif anı hatta bazen bir tutku. Her yudumda farklı bir tat, farklı bir hikâye barındırıyor.
Bu sebeple kahveyle kurulan bağ herkes için bambaşka bir anlam taşıyabiliyor. Dilerseniz siz de nasıl bir kahve deneyiminden hoşlandığınızı paylaşın, keyifle sohbet edelim.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı > -
Ben hiç katılmıyorum. Kahve gurmeliğinde entelektüel bir şey yok. Şimdi sizin dükkana gelsem, kot ve tişört giymiş insanlar vardır mutlaka, playlist'te Gülşen çalıyordur ve kahveyi höpürdetiyorlardır. Oysa ki, gurmeler smokinli, en azından takım elbiseli olmalılar ve Luciano Pavarotti çalmalı. Ortam elit olmalı. Ben elit olmayan ortamlardan hiç hoşlanmıyorum. Kahve gurmeleri elit olmuyorlar.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Headlong Into Carnage -- 27 Mart 2025; 17:34:26 > -
Bir "hayat tarzi" degil mi kahve?
-
ahahahah
-
Alıntı
metni:Görüşlerinizi tekrar paylaşma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkür ederiz. Ancak bu noktadan sonra ortaya koyduğunuz örnekler ve yaklaşım, teknik bir içerik değerlendirmesinden ziyade kişisel beğeni, alışkanlık ve varsayımlara dayanıyor. O pazarlama metinlerinden sonra benim soylediklerimi kisiel kanaat diye itibarsizlastirmaya calisman sacma olmus. Sen tut millete "rituel" satmaya calis sonra buna itiraz edene kisisel kanaatini konusuyorsun de. Kisisel kanaatin zitti nedir bu arada? Bilimsel gercek mi?
Alıntı
metni:Kahveyi bir gıda maddesi olarak görmek elbette mümkün. Zaten biz de onu başka bir gezegenden getirmedik. Ancak sizin sürekli küçümseyici bir üslupla ‘alt tarafı kahve’ şeklinde indirgediğiniz bu ürün, dünya genelinde yüz binlerce profesyonel tarafından duyusal analiz, bilimsel üretim yöntemleri ve tadım protokolleriyle değerlendirilen bir alandır. Sizin buna “ben de kuru fasulyeyi koklayarak yiyorum” diyerek karşılık vermeniz, karşılaştırma değil, konuyu karikatürleştirme çabasıdır. Para karsiligi satilan her sey icin bunlar yapilir. Kuru fasulye de ayni islemlere tabi merak etme. Kahveye manevi manalar yukleyen ilk kim olduysa konuyu o karikaturlestirdi.
Alıntı
metni:Burada sizinle ürün değerlendirmesi, fiyat politikası ya da pazarlama dili üzerine yapıcı bir fikir alışverişi gerçekleştirmek mümkünken, siz sürekli olarak tartışmayı kişisel kanaatlerinize ve alaycı örneklere çekiyorsunuz. Bu yaklaşım ne bize ne de bu konuyu ciddiyetle takip eden kullanıcılara bir şey kazandırıyor. Ben gayet yapici bir sekilde hayat tarzi satmaya calismaktan cikip kahve satmaya baslasaniz ortada hicbir sorun kalmaz diyorum. Soylediklerimi kisisel kanaate indirgemenin iyi bir fikir oldugunu dusunmussun itiraz ettigim seyin gida maddesine maneviyat yuklemeye calisan reklam metni oldugunu atlamissin. Sanki sen bilim anlatiyorsun da ben "hayir bu anlattigin gercekler hosuma gitmiyor bence boylesi dogru" diyormusum gibi bir "anlatimi tekrar duzenleme" cabasi icerisindesin. O is olmaz. Konuyu ciddiyetle takip eden birileri varsa kendi olcup tartabilir zaten. Surekli olarak "burada yetmis milyon bizi izliyor" demene de gerek yok bu arada, argumentum ad populum arkasina gucunu almaya calistigi kitlele tarafindan en kolay tespit edilen tartisma oyunlarindan biri olmasiyla son derece ironiktir zaten.
Alıntı
metni:Yorumlarınızda sürekli altını çizdiğiniz gibi, kahve size göre ‘sıradan bir içecek’ olabilir. Saygı duyarız. Ama bu ‘öyledir çünkü ben öyle diyorum’ bakışı, kendi içinde sınırlıdır. Herkesin deneyimi ve önceliği farklıdır. Bizim hedef kitlemiz de kahveyi sadece içmek için değil, anlamak için de merak edenlerden oluşuyor. Ben diyorum ki tadindan kokusundan bahsedelim biz bunun. Ne sen yiyecekle icecekle kimlik sat ne de baskalari yiyecekle icecekle kimlik bulsun. Bu thread bir reklam threadi. Sen bunun icin para verdin DH'e, tek derdin para kazanmak ve buna katki saglamak da benim sorumlulugum degil. Yorum istemiyorsan forum threadi seklinde reklam vermeyeceksin.
-
Yazdıklarınıza baktığımızda, odağınızın ürünün içeriğinden çok, kullanılan kavramlara ve bu kavramlara yüklenen anlamlara yöneldiğini görüyoruz. Bu yaklaşım, tartışmayı ürün temelli olmaktan çıkarıp kavramsal bir hesaplaşmaya dönüştürüyor.
Kahvenin “ritüel” olarak tanımlanması, kültürel bir gözlemdir ve kahveyle kurulan kişisel bağlara dair yaygın bir anlayışı ifade eder. Bunu “maneviyat satışı” ya da “kimlik pazarlama çabası” olarak görmek elbette sizin yorumunuzdur. Ancak bu yorumu mutlak gerçekmiş gibi sunmanız ve tüm farklı yaklaşımları küçümsemeniz, iletişimi zorlaştırıyor.
Forum başlığımızın amacı ürünlerimizi tanıtmak ve merak edenler için bilgi sunmaktır. Evet, bu bir reklam içeriğidir ve bunun arkasındayız. Fakat burada açık bir iletişim yürütüyoruz, mesaj silmiyoruz, cevap vermekten kaçınmıyoruz. Buna rağmen hâlâ “tek derdiniz para kazanmak” şeklinde indirgemeci eleştirilerde bulunmanız, ortaya koyduğumuz yapıcı tutumu yok saymak anlamına geliyor.
Ayrıca her yanıta “kişisel kanaat”, “pazarlama numarası”, “kimlik satışı” gibi etiketlerle yaklaşmanız, artık fikir paylaşımı değil, iletişimin alanını daraltma çabası gibi görünüyor. Eleştiri değerlidir; ancak eleştiri de belirli bir içerik odağına ve yapıcı dile dayanmak zorundadır. Sizinki giderek daha çok öfke ve alaycılığa kayan bir dile dönüşüyor.
Ürün deneyimi yaşamadan, sektörel bilgiye dayanmadan bu kadar net ve keskin hükümlerde bulunmanız, hem size hem bu başlığı takip edenlere haksızlık. Kendi görüşünüzü dayatmak yerine, farklı bakış açılarına alan tanımak daha sağlıklı bir iletişimin temelidir.
Eleştirilerinizin şekli itibarıyla katkıdan çok, konuyu tüketen bir döngüye dönüştüğü kanaatindeyiz. Bu yüzden tekrar hatırlatmak isteriz: Bu başlığı ürünlerimizi tanıtmak ve merak edenler için bilgi sunmak amacıyla açtık. Yorumlarınızın bu odaktan uzaklaştığı her noktada, gerçek sorulara ulaşma ihtimalimizi azaltıyor.
İletişim dili ve yönü bu şekilde devam ettiği sürece, sizinle fikir tartışmasından çok söylem tartışması yapmış oluyoruz. Bu da karşılıklı anlamı giderek zayıflatıyor.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı >
-
Kalanini okuyunca kalanina da cevap verecegim
quote:
Yazdıklarınıza baktığımızda, odağınızın ürünün içeriğinden çok, kullanılan kavramlara ve bu kavramlara yüklenen anlamlara yöneldiğini görüyoruz. Bu yaklaşım, tartışmayı ürün temelli olmaktan çıkarıp kavramsal bir hesaplaşmaya dönüştürüyor.
Burada sorun zaten senin reklami urun temelli yapmiyor olman...
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
Kahve gurmeleri, demlenmiş kahveye bir takım alet ve edevatlar sokup, değerler falan ölçüyorlar mı? Arıtma gurmeleri yapıyor mesela.
Bu mesaj IP'si ile atılan mesajları ara Bu kullanıcının son IP'si ile atılan mesajları ara Bu mesaj IP'si ile kullanıcı ara Bu kullanıcının son IP'si ile kullanıcı ara
KAPAT X