Arkadaşlar bildiğiniz gibi son zamlardan sonra kilometrede 1 liradan aşağı yakan araba artık kalmadı. Evden işe gidip gelmek için orta halli bir motosiklet kullanmak ekonomik olur mu sizce? Mesela 0.50 cc'lik motosiklet 100 km'de kaç litre benzin yakar? Günlük 20 km yol gidiyorum. < Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi sssemih24 -- 5 Mart 2022; 17:20:49 > |
Araba yerine motosiklet ekonomik olur mu?




-
-
50 cc yerine 110 veya 125 cc enjeksiyonlu japon bir motor alın uzun süre kullanın
Ortalama 1 lt ile 50 km yaparsın
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
3 lt yakar trafiğin durumuna göre
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > -
110 veya 125 cc motosiklet ehliyeti ister, 50 cc araba ehliyeti ile kullanılabiliyor ama 45 kmh hız ile elektronik olarak sınırlandırılmış oluyorlar. Ehliyet alacaksa 125 cc veya 150 cc şehiriçi için en ideali.
-
50 cc motorlar 100 km'de 2 litre civarında yakarlar. 125-150 cc motorlar 100 km'de 2,5-3 litre civarında yakarlar. 250 cc motorlar 100 km'de 3-3,5 litre civarında yakarlar.
-
Ağırlık daha az olduğu için daha ekonomik olduğu kesin.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
ekonomi diyorsan 50cc
yakıt yok denecek kadar az
ufak
vergi yok
sigorta yok
yedek parçası ucuz ustası bol
alırken 80cc kit hediye ediyolar rahat 60-70 km/h hız ile işe bakkala çakkala seyahat edebilirsiniz
-
Aman diyeyim sigortadan muaf diye yaptırmamazlık etmeyin. Bir kazaya sebebiyet verirsiniz, masrafı bağırta bağırta alırlar.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Benim 50cc cappucino(72ccye yukseltilmis) 2lt yazin, 2.5lt kisin yakit tuketimi var.70~75 arasi hizlarda rahat gidiyor duz yolda.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi tafo0911 -- 5 Mart 2022; 21:24:1 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
50 100 cc motorlar icin 2 2.5 litre tuketimler fazla degilmi ben 1.5lt tdci motor ile 5.5 yakıyorum sehir ici
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Değil. Özellikle de 50 cc motorlar düz yol için. En ufak bir eğimde veya yükte yakmaya başlıyor. 250 cc motosiklette eşimle birlikte bindiğimde ortalama 3,5 litre tüketimle gidiyorduk. Dur-kalk trafiğine veya uzun rampalara geldiğinde 5 litreyi çok rahat görüyor. motor hacmi yetmiyor, beygir ve tork az kalıyor. 750 cc 54 beygirlik Honda nc motosiklet bendeki motordan 0,5-1 litre fazla yakıyor. Ki kendisi hacim ve beygir bakımından neredeyse 3 katı.
Kaldı ki turbo dizel araba motoru ile benzinli ve turbo desteği olmayan bir motosiklet motorunun yakıt tüketimlerini kıyaslanamaz. Çok farklı noktadalar.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Mythology -- 5 Mart 2022; 22:20:27 >
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Pcx 125cc’den bildiriyorum. Full şehir içi, çarşı pazar, dur kalk ve en uzun sürüş 5km olacak şekilde 2,8lt/100km kış verisi elde ettim.
< Bu ileti mini sürüm kullanılarak atıldı > -
Bence de çok.
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı > -
Dandik 50cc motorsikletler 18k olmuş 5-6k ya alan satan yoktu bir sene önce.
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
Merhaba.
Aşağıda okuyacağınız satırları 3-4 yıl kadar önce bir başka konuda yazmıştım.
Tarihleri ve de içeriği biraz güncelleyip tekrardan paylaşıyorum. Keyifli okumalar.
Öncelikle şunu belirteyim: motosiklet düşünülenden masraflı bir taşıttır.
İşe sadece ilk alım masrafı ya da yakıt-otopark giderleri olarak bakmayınız.
1. Ülkemizde çoğu küçük motor garanti süresince her 4 bin ya da 5 bin km'de bir bakıma girmektedir. Bu durum bazı çinli markalarda 2 bin km'de bir'e kadar düşmekte. Kurye ya da paketçi motoru sayılabilecek Honda CBF 150 ve Yamaha YBR 125 (veya bu modeller yerine gelen daha güncel Honda ve Yamaha modelleri dahil (ki ikisini de çok severim ve ikisine sahip oldum) bakımlarda da minimum 500 TL civarı bir rakam ödeniyor ki büyük cc motorlarda bu rakam çok kolay bir şekilde birkaç katı olabilmektedir. Bakım aralıkları otomobillerde 10 bin km'den başlayıp 20 bin km'ye kadar çıkabilmekte. Diyeceğim odur ki bir motosiklet için belli bir km için vereceğiniz bakım parası bir otomobil için vereceğiniz bakım parasıyla yarışır, hatta çoğunlukla da geçer.
2. Gidip motosiklet almak bu işin en kolay kısmı. Motosiklet olayı müthiş bir dikkat, öngörü, önsezi ve seri davranmayı gerektirmekte. Aslında bunlar diğer taşıtlar için de lâzım tabii ama motosiklette olaylar daha hızlı aktığı-geliştiği için ve risk daha fazla ve kaporta olayı da bizzat kendimiz olduğundan öncelikle kaliteli ve kurumsal bir yerden eğitim almak ve motosiklete hakimiyetimizin artması için de bu eğitimlerin devamını da getirmek lazım. Örneğin Honda Güvenli Sürüş (GS) eğitimleri devam etmekte ve 2 günlük eğitim paketi içeren her bir seviye için 1800 küsur TL talep edilmektedir. Eğer başka bir şehirden geliyorsanız buna ulaşım, konaklama ve yeme içmeyi de dahil ederseniz rakam çok daha artacaktır haliyle. Bulunduğunuz şehirde başka bir ciddi eğitim kurumu var ise belki daha hesaplı olacaktır ama eğitim devam eden bir süreç ve kendimizi devamlı olarak geliştirmeliyiz.
3. Motosiklete binenlerin 2 gruba ayrıldığı şu müthiş cümleyi her daim hatırlamak lazım: Düşmüş olanlar ve düşecek olanlar. Bu gruplardan hangisine dahil olursak olalım kask, dizlik, bellik, eldiven, motosiklet botu, motosiklet pantolonu, motosiklet montu gibi donanımları yoğurt almaya giderken bile giymeye dikkat etmek lazım. Bir de bunların yazlık ve kışlık olanları var tabii. (Kilo alıp verme durumlarında da ayriyeten alt ya da üst bedenlerini de almak gerekebiliyor haliyle.) Hem ilk düşme anındaki darbeyi sönümleyip vücudumuza minimum düzeyde hissettirecek, hem de yolda sürüklenme durumunda sürtünmeden kaynaklı ısı artmasından mütevellit eriyip gitme durumunda da yine aynı şekilde vücudumuzla zımpara gibi olan asfalt arasında tampon oluşturacak şekilde bizi koruyacak olan kıyafet ve korumalardan bahsediyorum. Bunlarda da kaliteden çok taviz verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Haliyle de yazlık ve kışlık olarak hesaplandığında da çok rahat 10 bin TL üstü bir bütçeye çıkabilmektedir. Kervan yolda düzülür misali bazı ürünler zaman için de de alınabilir tabii ama o zaman da devreye 2 ayrı senaryo daha giriyor: Bunlardan ilki, belki motoru alır almaz ilk virajda kayıp düşeceğiz. Ne olacak o zaman? Henüz dizlik ya da eldiven ya da başka önemli bir güvenlik ekipmanını almamıştım mı diyeceğiz yüzülen, kırılan, parçalanan elimize, kemiğimize, dizimize bakıp? Peki ya benim de tecrübe ettiğim gibi ilk başlarda nispeten ucuz ekipmanları tercih edip ekonomi yapılabilir. Ama şu an geriye dönüp baktığımda 11 yıl önce ilk motosikletimi alırken aldığım kıyafet ya da korumalardan hiçbirisini şu an giymiyorum. Hatta 3. yıldan itibaren giymeyi bırakmışım ve yerine daha kaliteli, daha yalıtımı iyi, daha az soğuk geçiren, daha uzun ömürlü, ve haliyle de çok daha pahalı ürünler almışım. Ve yine hatta şu an onların da daha iyilerini almaya başlamışım. Dolayısıyla bir sürü gereksiz masraf etmişim nispeten ucuz ürün alarak.
Ben motosiklet almadan önce bu yazdıklarımı bu derece biliyor olsaydım eğer, bu durum benim motosiklet alım kararımı değiştirir miydi?
Tabii ki hayır.
Neyi değiştirirdi peki?
Kesinlikle ve kesinlikle ilk kaskım olan Grex, sonraki kaskım olan Caberg ve şimdiki kaskım olan Shoei arasında Shoei ile başlardım.
Kısa botları almazdım.
Dandirik yağmurluğumu almazdım.
Tech90 kotun city modeli değil, daha üst kalite olan modelini alırdım.
4 mevsimlik mont almazdım zira ne kışın ısınmana yeterli, ne de yazın serin kalmana.
Daha sıcak tutacak diye (meğerse koruma işlevi zayıf olan) eldivenleri almazdım. Hem sıcak tutacak ama koruma özelliğinden kısılmamış, muhtemelen daha pahalı bir eldiven bakardım yani.
... Falan filan işte. O şimdi kalitesiz bulduğum ve de haliyle gereksiz aldığım ürünler için ödediğim rakam bugünün parasıyla 5 bin TL üstündedir.
4. Otomobillerde 4-5 yılda ya da marka ve modeline ve hamur sertliğine göre 30-50 bin km civarında bir değişim isteyen lastikler iş motosiklet olunca, haliyle kendi güvenliğimiz için ideal olarak 2-3 yılda bir ya da yine marka, model ve hamur sertliğine göre 10-30 bin km civarında değişim istemektedir. Hem de genelde 4 adet standart otomobil lastiği parasına 2 adet motosiklet lastiği alındığını da unutmamak lazım. Hatta tıpkı otomobillerdeki gibi standart dışı ebatlardaki lastiklerin fiyatları acaip pahalı olabiliyor.
5. Bir düşme durumunda scooter türü motosikletlerin karenajları değişim isteyeceğinden sağlam rakamlar duymaya hazırlıklı olmak lazım. Hele ki yeni nesil olup da led far barındıran motosikletlerde bu farların değişimi 5-6 bin TL’den başlamakta.
6. Kendi halinde dengede duramayan bir taşıt olan motosikletlerin kasko fiyatlarını da bir araştırın isterseniz. Hatta önce ilk alım fiyatı 400 bin TL olan bir otomobil ile ilk alım fiyatı 40 bin TL olan bir motosikletin kaskosu için ödenecek rakamlardan hangisinin daha yüksek olacağını tahmin etmenizi isteyeyim sizden. :)
7. Kapalı garajınız yoksa motosikletinizi çalınmaya karşı korumanın en garanti yollarından birisi zincir kilit. Bunlarda kaliteli olan Onguard ya da Abus markalarının üst serilerinin fiyatlarını da bir araştırın. Bir de işi daha da garantilemek isterseniz ve yeriniz de var ise, Motokabin tarzı motosiklet garajı da gerekecek.
Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler.
Motosiklet virüsünü kapalı 15 yıl olacak.
A sınıfı ehliyetimi alalı da 13.
İlk motorumu alalı da 11 yıl oldu.
Keşke daha önce motosiklete binmeye başlasaydım.
Hayatıma getirdiği pratiklik, renk, heyecan vb kelimelerle anlatılamaz.
Not: Sakın ola ki "50 cc nasıl olsa, vergi, sigorta yok" deyip zorunlu trafik sigortası yaptırmazlık etmeyin.
Sizden kaynaklanabilecek en ufak bir hatanızda karşı tarafa vereceğiniz zararın tamamını sizden alırlar.
Çok büyük bir kazaya gerek yok, pahalı bir aracın led farını kırsanız mesela, almayı düşündüğünüz bir motordan daha fazla maliyet çıkartabilirler size.
O yüzden mutlak surette trafik sigortası yaptırın.
Bu kadar yazmışken bir de birkaç modelin tüketim değerlerinden bahsedeyim:
Sadece Japon, hatta Honda ve Yamaha modelleri sahibi olduğum için yazacım değerler bu markaları kapsar.
125 cc'ye kadar olan modellerde efendi kullanımda (70 km hızı geçmeden) ve ideal şartlarda (çok fazla dur-kalk trafiğe kalmadan, çok fazla yokuş çıkmadan, artçı olmadan 1.7 lt;
250 cc motorlarda yine yukarıdaki ideal şartlarda ama süratiniz 90 km'yi geçmeden 2.7 lt tüketim değerleri elde edilebilir.
Daha süratli ve/veya dikkatsiz kullanımlarda ve de trafik, yokuş vb olması durumunda bu değerler 2 katına kadar çıkabilir.
Siz ilk grup için ortalama 2.5, ikinci grup için de 3.5 lt gibi düşünün.
Aracınızı kısa mesafe ve/veya sıkışık trafikte kullanıyorsanız motosiklet tam sizin ilacınız olacaktır.
Motosikletinizi evinizde ve işyerinizde koyacağınız kapalı garaj gibi güvenli bir yer yoksa, kilit, zincir vb gibi önlemleri alsanız bile risk mevcuttur zira çok kolay çalınabiliyor bu aletler.
Özellikle de büyükşehirlerde.
Bu şartlarınız yoksa ve bir süre sonra sağlayabilecek durumda değilseniz hiç bulaşmayın derim.
Tekrardan kolay gelsin.
-
Motosiklet değil de direkt bisiklet işine girişmeyi düşünüyorum bu sıralar. Geçen sene almadığıma çok pişman oldum. Sağa-sola çoluk çocuk olmadan gideceksem arabaya ne gerek var ki? Karnın tok, hararetin yerinde olduktan sonra çevir pedalını, git istediğin yere. Hararetin yükselirse adım başı çeşmeler var, iç suyunu devam et. Karnın acıkırsa (ki kolay kolay acıkmam) gir bi bakkaldan bisküvi meyvesuyu al, karnını yarıştırıp devam et. Tek sıkıntı köpekler. Ona da bir çözüm buluruz elbet.
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
Benimde ilk önceliğim işe bisikletle gidip gelmek lakin benim güzergahım bisiklet için uygun değil.
Devlet adam akıllı her yere bisiklet yolu yapsa direkt alırım 21 vites en kral bisikletten.
Şuan ki şartlarda 50cc motosiklet daha uygun gibi duruyor.
Otomobil ehliyetiyle kullanılabilmeside büyük avantaj.
-
Sadece ekonomik olarak bakmayan kardiyovasküler olarak bisiklet çok sağlıklı olmanıza ve sağlıklı dinç hissetmenizi sağlayacak
< Bu ileti Android uygulamasından atıldı > -
50cc’lik scooter değil de 50cc cup alıp 110cc yaptıktan sonra güzel tat verir depo 3.5lt rekorum 180km bir depo ile (trafiğe girmeden) işe git gel olarak.
< Bu ileti iOS uygulamasından atıldı > -
Yamaha crypton var
Havalar biraz düzelsin gececem
Dayanılmaz bu yakita
< Bu ileti mobil sürüm kullanılarak atıldı >
En Beğenilen Yanıtlar

Merhaba. Aşağıda okuyacağınız satırları 3-4 yıl kadar önce bir başka konuda yazmıştım. Tarihleri ve de içeriği biraz güncelleyip tekrardan paylaşıyorum. Keyifli okumalar. Öncelikle şunu belirteyim: motosiklet düşünülenden masraflı bir taşıttır.
İşe sadece ilk alım masrafı ya da yakıt-otopark giderleri olarak bakmayınız.
1. Ülkemizde çoğu küçük motor garanti süresince her 4 bin ya da 5 bin km'de bir bakıma girmektedir. Bu durum bazı çinli markalarda 2 bin km'de bir'e kadar düşmekte. Kurye ya da paketçi motoru sayılabilecek Honda CBF 150 ve Yamaha YBR 125 (veya bu modeller yerine gelen daha güncel Honda ve Yamaha modelleri dahil (ki ikisini de çok severim ve ikisine sahip oldum) bakımlarda da minimum 500 TL civarı bir rakam ödeniyor ki büyük cc motorlarda bu rakam çok kolay bir şekilde birkaç katı olabilmektedir. Bakım aralıkları otomobillerde 10 bin km'den başlayıp 20 bin km'ye kadar çıkabilmekte. Diyeceğim odur ki bir motosiklet için belli bir km için vereceğiniz bakım parası bir otomobil için vereceğiniz bakım parasıyla yarışır, hatta çoğunlukla da geçer.
2. Gidip motosiklet almak bu işin en kolay kısmı. Motosiklet olayı müthiş bir dikkat, öngörü, önsezi ve seri davranmayı gerektirmekte. Aslında bunlar diğer taşıtlar için de lâzım tabii ama motosiklette olaylar daha hızlı aktığı-geliştiği için ve risk daha fazla ve kaporta olayı da bizzat kendimiz olduğundan öncelikle kaliteli ve kurumsal bir yerden eğitim almak ve motosiklete hakimiyetimizin artması için de bu eğitimlerin devamını da getirmek lazım. Örneğin Honda Güvenli Sürüş (GS) eğitimleri devam etmekte ve 2 günlük eğitim paketi içeren her bir seviye için 1800 küsur TL talep edilmektedir. Eğer başka bir şehirden geliyorsanız buna ulaşım, konaklama ve yeme içmeyi de dahil ederseniz rakam çok daha artacaktır haliyle. Bulunduğunuz şehirde başka bir ciddi eğitim kurumu var ise belki daha hesaplı olacaktır ama eğitim devam eden bir süreç ve kendimizi devamlı olarak geliştirmeliyiz.
3. Motosiklete binenlerin 2 gruba ayrıldığı şu müthiş cümleyi her daim hatırlamak lazım: Düşmüş olanlar ve düşecek olanlar. Bu gruplardan hangisine dahil olursak olalım kask, dizlik, bellik, eldiven, motosiklet botu, motosiklet pantolonu, motosiklet montu gibi donanımları yoğurt almaya giderken bile giymeye dikkat etmek lazım. Bir de bunların yazlık ve kışlık olanları var tabii. (Kilo alıp verme durumlarında da ayriyeten alt ya da üst bedenlerini de almak gerekebiliyor haliyle.) Hem ilk düşme anındaki darbeyi sönümleyip vücudumuza minimum düzeyde hissettirecek, hem de yolda sürüklenme durumunda sürtünmeden kaynaklı ısı artmasından mütevellit eriyip gitme durumunda da yine aynı şekilde vücudumuzla zımpara gibi olan asfalt arasında tampon oluşturacak şekilde bizi koruyacak olan kıyafet ve korumalardan bahsediyorum. Bunlarda da kaliteden çok taviz verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Haliyle de yazlık ve kışlık olarak hesaplandığında da çok rahat 10 bin TL üstü bir bütçeye çıkabilmektedir. Kervan yolda düzülür misali bazı ürünler zaman için de de alınabilir tabii ama o zaman da devreye 2 ayrı senaryo daha giriyor: Bunlardan ilki, belki motoru alır almaz ilk virajda kayıp düşeceğiz. Ne olacak o zaman? Henüz dizlik ya da eldiven ya da başka önemli bir güvenlik ekipmanını almamıştım mı diyeceğiz yüzülen, kırılan, parçalanan elimize, kemiğimize, dizimize bakıp? Peki ya benim de tecrübe ettiğim gibi ilk başlarda nispeten ucuz ekipmanları tercih edip ekonomi yapılabilir. Ama şu an geriye dönüp baktığımda 11 yıl önce ilk motosikletimi alırken aldığım kıyafet ya da korumalardan hiçbirisini şu an giymiyorum. Hatta 3. yıldan itibaren giymeyi bırakmışım ve yerine daha kaliteli, daha yalıtımı iyi, daha az soğuk geçiren, daha uzun ömürlü, ve haliyle de çok daha pahalı ürünler almışım. Ve yine hatta şu an onların da daha iyilerini almaya başlamışım. Dolayısıyla bir sürü gereksiz masraf etmişim nispeten ucuz ürün alarak.
Ben motosiklet almadan önce bu yazdıklarımı bu derece biliyor olsaydım eğer, bu durum benim motosiklet alım kararımı değiştirir miydi?
Tabii ki hayır.
Neyi değiştirirdi peki?
Kesinlikle ve kesinlikle ilk kaskım olan Grex, sonraki kaskım olan Caberg ve şimdiki kaskım olan Shoei arasında Shoei ile başlardım.
Kısa botları almazdım.
Dandirik yağmurluğumu almazdım.
Tech90 kotun city modeli değil, daha üst kalite olan modelini alırdım.
4 mevsimlik mont almazdım zira ne kışın ısınmana yeterli, ne de yazın serin kalmana.
Daha sıcak tutacak diye (meğerse koruma işlevi zayıf olan) eldivenleri almazdım. Hem sıcak tutacak ama koruma özelliğinden kısılmamış, muhtemelen daha pahalı bir eldiven bakardım yani.
... Falan filan işte. O şimdi kalitesiz bulduğum ve de haliyle gereksiz aldığım ürünler için ödediğim rakam bugünün parasıyla 5 bin TL üstündedir.
4. Otomobillerde 4-5 yılda ya da marka ve modeline ve hamur sertliğine göre 30-50 bin km civarında bir değişim isteyen lastikler iş motosiklet olunca, haliyle kendi güvenliğimiz için ideal olarak 2-3 yılda bir ya da yine marka, model ve hamur sertliğine göre 10-30 bin km civarında değişim istemektedir. Hem de genelde 4 adet standart otomobil lastiği parasına 2 adet motosiklet lastiği alındığını da unutmamak lazım. Hatta tıpkı otomobillerdeki gibi standart dışı ebatlardaki lastiklerin fiyatları acaip pahalı olabiliyor.
5. Bir düşme durumunda scooter türü motosikletlerin karenajları değişim isteyeceğinden sağlam rakamlar duymaya hazırlıklı olmak lazım. Hele ki yeni nesil olup da led far barındıran motosikletlerde bu farların değişimi 5-6 bin TL’den başlamakta.
6. Kendi halinde dengede duramayan bir taşıt olan motosikletlerin kasko fiyatlarını da bir araştırın isterseniz. Hatta önce ilk alım fiyatı 400 bin TL olan bir otomobil ile ilk alım fiyatı 40 bin TL olan bir motosikletin kaskosu için ödenecek rakamlardan hangisinin daha yüksek olacağını tahmin etmenizi isteyeyim sizden. :)
7. Kapalı garajınız yoksa motosikletinizi çalınmaya karşı korumanın en garanti yollarından birisi zincir kilit. Bunlarda kaliteli olan Onguard ya da Abus markalarının üst serilerinin fiyatlarını da bir araştırın. Bir de işi daha da garantilemek isterseniz ve yeriniz de var ise, Motokabin tarzı motosiklet garajı da gerekecek.
Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler.
Motosiklet virüsünü kapalı 15 yıl olacak.
A sınıfı ehliyetimi alalı da 13.
İlk motorumu alalı da 11 yıl oldu.
Keşke daha önce motosiklete binmeye başlasaydım.
Hayatıma getirdiği pratiklik, renk, heyecan vb kelimelerle anlatılamaz.
Not: Sakın ola ki "50 cc nasıl olsa, vergi, sigorta yok" deyip zorunlu trafik sigortası yaptırmazlık etmeyin. Sizden kaynaklanabilecek en ufak bir hatanızda karşı tarafa vereceğiniz zararın tamamını sizden alırlar. Çok büyük bir kazaya gerek yok, pahalı bir aracın led farını kırsanız mesela, almayı düşündüğünüz bir motordan daha fazla maliyet çıkartabilirler size. O yüzden mutlak surette trafik sigortası yaptırın. Bu kadar yazmışken bir de birkaç modelin tüketim değerlerinden bahsedeyim: Sadece Japon, hatta Honda ve Yamaha modelleri sahibi olduğum için yazacım değerler bu markaları kapsar. 125 cc'ye kadar olan modellerde efendi kullanımda (70 km hızı geçmeden) ve ideal şartlarda (çok fazla dur-kalk trafiğe kalmadan, çok fazla yokuş çıkmadan, artçı olmadan 1.7 lt; 250 cc motorlarda yine yukarıdaki ideal şartlarda ama süratiniz 90 km'yi geçmeden 2.7 lt tüketim değerleri elde edilebilir. Daha süratli ve/veya dikkatsiz kullanımlarda ve de trafik, yokuş vb olması durumunda bu değerler 2 katına kadar çıkabilir. Siz ilk grup için ortalama 2.5, ikinci grup için de 3.5 lt gibi düşünün. Aracınızı kısa mesafe ve/veya sıkışık trafikte kullanıyorsanız motosiklet tam sizin ilacınız olacaktır. Motosikletinizi evinizde ve işyerinizde koyacağınız kapalı garaj gibi güvenli bir yer yoksa, kilit, zincir vb gibi önlemleri alsanız bile risk mevcuttur zira çok kolay çalınabiliyor bu aletler. Özellikle de büyükşehirlerde. Bu şartlarınız yoksa ve bir süre sonra sağlayabilecek durumda değilseniz hiç bulaşmayın derim. Tekrardan kolay gelsin.
|
Benzer içerikler
- passat 1.5 tsi act 150 ps dsg business yorumları
- toyota corolla gli otomatik vites yorumları
- chery tiggo 7 pro yorumlar
- yarım debriyaj zararlı mı
- adblue iptali
- araç km sorgulama
- byd tang türkiye fiyatı
- togg batarya kapasitesi
- toyota c-hr hybrid fiyat
- trafik cezası itiraz
Bu mesaj IP'si ile atılan mesajları ara Bu kullanıcının son IP'si ile atılan mesajları ara Bu mesaj IP'si ile kullanıcı ara Bu kullanıcının son IP'si ile kullanıcı ara
KAPAT X