Şimdi Ara

Kendi ülkemizde, kendi toprağımızda müşteriyiz

Daha Fazla
Bu Konudaki Kullanıcılar: Daha Az
2 Misafir - 2 Masaüstü
5 sn
9
Cevap
0
Favori
449
Tıklama
Daha Fazla
İstatistik
  • Konu İstatistikleri Yükleniyor
0 oy
Öne Çıkar
Sayfa: 1
Giriş
Mesaj
  • Mayıs ayında kaleme aldığım yazımda ören yerleri giriş ücretlerine değinmiştim.

    Pazar günü yeniden Perge’ye gitmem gerektiğinde öğrendim ki geçen yıl 50 TL’ye aldığım Müze Kart artık 70 TL olmuş. Üstelik müze kart birçok ‘’popüler’’ müze ve ören yerinde geçerli değil.

    2018 Antalya’da Perge Yılı ilan edildi ancak bu otomatikman giriş ücretine de yansıtılmış. Perge’ye giriş 35 TL. Anlayamıyorum, 4 kişilik aile müze kart alsa 280 TL, almasa 140 TL ödemek zorunda. Sık sık seyahat edemeyenler belki de kartı almaktan vaz geçiyorlardır. Kapıdan dönüp giden bile oluyordur. Asgari ücretin 2000 TL’nin altında olduğu ülkemizde, biz insanlardan görmelerini, gezmelerini beklerken ortak mirasımız olan tarihi yerlerin girişlerini fahiş fiyatlandırıyoruz. Nasıl gezip görsünler?

    Bakanlık sitesinde güncel fiyatlara baktım.

    Çanakkale’de bir gün gezelim her yeri görelim deseniz, Kilitbahir 15, Troia Müzesi 35, Troia Ören Yeri 35 TL.

    Ayasofya ve Topkapı 60’şar TL. Arkeoloji Müzesi 30 TL.

    Efes 60 TL, Pamukkale 50 TL, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi 30 TL, Nevşehir Göreme Örenyeri 45 TL,

    Göbeklitepe 30 TL, Bergama’da bir gün geçirmek isteseniz harcayacağınız para 77 TL.

    Bu fiyatları belirleyenler sanırım Avrupa’da kazanıp Türkiye’de harcıyorlar, ülke gerçeklerinden bihaberler.

    Kendi ülkemizde, kendi toprağımızda müşteriyiz.

    Hem de bir aldığı ürünü bir sonrakine aynı fiyatla alamayan müşteriler…
    www.turizmguncel.com
    Kendi ülkemizde, kendi toprağımızda müşteriyiz - Turizm Güncel - Turizm Haberleri - Turizm Gazetesi
    https://www.turizmguncel.com/makale/kendi-ulkemizde-kendi-topragimizda-musteriyiz







  • Sedir adasında 140 TL vermek zorunda kaldık bu ay başı eşimle birlikte.

    Resmen paran yoksa gelme turistten biz kazanıyoruza gelmiş durum.

    Şans eseri oranın araştırmasını yapan bir kişinin konuşmalarına şahit oldum bu arada tiyatro bölümündeki alanın kazımı için çok az bir meblağ (hatırlayamadığım için yanlış yazmak istemiyorum) ödenek ayırmışlar.Madem bu bölgeler tarihi açıdan önemli para getiriside var o getirileri bu bölgelere harcayın.Belki bir o kadar daha tarih var toprağın altında.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: Guest-C81E767DF

    Sedir adasında 140 TL vermek zorunda kaldık bu ay başı eşimle birlikte.

    Resmen paran yoksa gelme turistten biz kazanıyoruza gelmiş durum.

    Şans eseri oranın araştırmasını yapan bir kişinin konuşmalarına şahit oldum bu arada tiyatro bölümündeki alanın kazımı için çok az bir meblağ (hatırlayamadığım için yanlış yazmak istemiyorum) ödenek ayırmışlar.Madem bu bölgeler tarihi açıdan önemli para getiriside var o getirileri bu bölgelere harcayın.Belki bir o kadar daha tarih var toprağın altında.
    malesef öyle..
  • Resmi olmasada bağımsızlığımızı yıllar önce kaybettik hocam zaten. Yabancılar güle oynaya gelip burada 1 ay tatili yapar biz avrupada 2 gün bile yapamayız.
  • quote:

    Orijinalden alıntı: alexanderjahovic

    Resmi olmasada bağımsızlığımızı yıllar önce kaybettik hocam zaten. Yabancılar güle oynaya gelip burada 1 ay tatili yapar biz avrupada 2 gün bile yapamayız.
    çok doğru, halkın %70 anlamıyor bile.
  • Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşayan insanımız maalesef bir yabancı kadar tadını çıkaramaz bu güzel toprakların.
    Paket tur satın alarak gelen yabancı turist, ucuz destinasyonlar arasında yer alan ülkemize gelir, gider, uçar, yer, içer, tüketir de tüketir. Sıra yerli turiste gelince, insanımız boyunu fazlasıyla aşan fiyatlarla karşı karşıya bırakılır.

    Şu sıralar sık sık fiyatların muazzam derecede arttığı, yerli turistin krizde gitmeye alıştığı tesislerin artık önünden bile geçemediği yönünde haberler duyuyoruz. Hatta katıldığım EMITT Fuarında da tüketiciler aynı konuyu konuşuyorlardı; denize düşünce hızla yerli turiste yönelik aksiyonlar çıkan sektör, neden şimdi onlara sırt dönüyor?

    Burada olaya iki taraflı bakmak durumundayız. Gerçek otelciler, yaşanan krizler nedeniyle çok yıprandı, çok fazla tesis battı, bazıları sessiz sedasız kapısına kilit vurdu. Ayakta kalmayı başaran oteller tesislerini zararına açık tuttu. A’dan Z’ye tüm ürünler ciddi şekilde zamlandı. Satın aldığı ürünlerde neredeyse %40-50’lere varan fiyat artışları ile karşı karşıya kalan otelci, 3 yıllık gerilemeyi de aşabilmek adına, fiyatlarına zam yapmak durumunda kaldı. Bu orandaki artış otelciyi zengin mi edecek? Hayır! Otelci giderlerini karşılamaya çalışıyor. Tabii ki kar da edecek, aksi düşünülemez bile.

    Ancak bu artışlar tüketici nezdinde bu şekilde değerlendirilmiyor, çünkü tüketici zaten çok yorgun ve artışlara bakışı şu yönde; krizde bize sarıldılar, kriz bitti bizi unuttular…

    Burada kazanan ne otelci ne de tüketici. Otelci geriye düştüğü ligde yeniden eski günlerine dönmeye çalışırken bir de krizin üstüne tuz biber olan vergiler, kur artışları, neredeyse tamamını ithal ettiği ürünleri sağlamakla meşgul. Tüketici zaten her gün mücadele ettiği zamların üstüne, tatile gitmenin lüks olduğu ülkemizde kendini bir yabancı kadar değerli hissetmiyor.

    Peki ben bu yazımı neden kaleme aldım?

    Yukarıda ‘‘gerçek otelciler’’ ifadesini kullandım. Çünkü onlar makul olanı yapmaya çalışıyorlar. Hedefimde diğerleri var. Yani fırsatçılar. Yurtdışından talebin artması, dövizin yükselmesi ile beraber 2 yıl öncesini unutup, fiyatlarını %150-200 artıranlar. Onlar yüzünden koskoca sektör yerli turist nezdinde kara listeye giriyor. Üzerine konuşmamız gereken işte tam da bu yaklaşıma sahip olan tesisler. Onlara başarılar diliyorum, fırsatçılık, unutkanlık ve yanlış stratejiniz ile yolunuz ‘’açık’’ olsun.

    Yerli turisti bir can simidi olarak görmekten öteye geçilmeli. ‘‘Şimdi iyiyiz, bize gelmeseler de olur’’ deyip, yarın daralınca lütfeder gibi ‘‘gel bari bütçeyi sayende tutturalım’’ yaklaşımı er ya da geç patlar. Bakanlık belki bir vefa kampanyası yapar, gerçek otelci ile tüketiciye destek olur, neden olmasın?

    Kış turizmi geliştirilmeli

    Ocak ayında bir günümü geçirdiğim Marmaris’te gözüme çarpan bembeyaz kepenklerdi. Neredeyse tüm dükkânlar kepenk indirmişti. İnsanlar yalnızca üç ay için mi yaşıyorlar? Bölgelere daha fazla önem verilmeli, yıllardır konuşulan şu kış turizmini canlandırma mevzusu artık hayata geçmeli. Üç ayda, bir yıllık kirasını çıkarmak; üzerine bir de kar etmek zorunda olan esnaf bir yerden sonra kaliteden kısıyor, sonra suçu yine esnafa atıyoruz. Burada her esnafın dürüst olmadığını da unutmamak gerekiyor, kendini akıllı sananlar zaten bir şekilde elenerek, yok oluyor.

    Antalya yeni kimlikler kazanıyor

    Deniz, kum, güneş kimliğini festival ve etkinliklerle kırmaya; 12 ay yaşayan, tüm yıl tatil yapılabilecek bir destinasyon olmaya çalışan şehir, önümüzdeki günlerde ikinci kez düzenlenecek Tour of Antalya yarışlarına ev sahipliği yapacak. Farklı ülkelerden yarışa katılacak sporcular 4 gün boyunca kıran kırana mücadele edecek. Onlarca antik kenti, pırıl pırıl sahilleri, yüzlerce beş yıldızlı oteli, gastronomisi, kültürü, sanatı, doğası ve hatta kayak merkezi ile Antalya kışın da tatil yapılabilecek bir rota. Kışın açık kalan otellerin gerek istihdamı sürdürmek, gerekse tesisi kapatarak zarar etmektense açık kalarak zarar etmesi bir yana; Antalya kendini çok daha cazip bir noktaya taşıyarak şehre yapılmış bunca yatırımı kışın da ekonomiye döndürmenin yollarını bulmak zorunda.

    www.turizmguncel.com
    Krizde yerli turiste sarılan sektör, düze çıkınca kurtarıcılarını unuttu mu? - Turizm Güncel - Turizm Haberleri - Turizm Gazetesi
    https://www.turizmguncel.com/makale/krizde-yerli-turiste-sarilan-sektor-duze-cikinca-kurtaricilarini-unuttu-mu




  • Sırf bu nedenlerden dolayı 2011 yılından beri yurt içinde tatil yapmıyorum.Para biriktirip yurt dışında tatile gidiyorum.
  • Yapay Zeka’dan İlgili Konular
    Bizim Toplumu Anlamıyorum
    geçen ay açıldı
    Daha Fazla Göster
  • ekşi alıntı


    alla alla, siz nerede yaşıyorsunuz?

    antalya bölgesinde şu anda otellerin yarısına yakını türk erkek turist kabul etmiyor. daha önce de yazdık.

    eskiden sahibi kalitesiz, kıro oteller bunu yapardı. biz türk insanı olarak hor görülmeye alışık olduğumuz için, anayasada mevcut kimseye milleti, cinsiyeti nedeniyle ayrımcılık yapılamaz ilkesine riayet edilmemesini normal saydığımız için bu hastalıklı salgın giderek yayıldı.

    şu anda üst gelir seviyesi oteller de bunu yapıyor.

    bakın dikkat edin bu oteller erkek kabul etmiyor değil. mozambikli, azerbaycanlı, almanya'da yaşayan türk kökenli bir erkekseniz, otele kabul edilirsiniz.

    ama bu otellerin arazisinin sahibi (hemen hepsi devlete ait arazi üzerine kurulmuştur) halkın, türk halkının bir üyesi erkekseniz, otellerde kalamazsınız. türk demek evli adam demek herhalde. ve karısıyla tatile gitmek zorunda.

    tabi bekar yaşamayı tercih eden ve boşanmış biri iseniz, kendi oğlunuzla bile tatile gidemezsiniz.

    daha kötüsü yurt dışından tatile gelen kız arkadaşınız ile birlikte aynı otelde kalamazsınız . bunu da yabancılara anlattığınız zaman beyin sigortaları atar (nasıl yani otelin parasını ödediğin halde otele alınmıyor musun?? hadi canım, yalan söylüyorsun). yurt dışından yapılan rezervasyonlarda, oda kendi adınıza olsa bile, bir tc vatandaşı olduğunuz ve otel sizi diğer türk vatandaşları gibi layığınca kazıklayamadığına karar verdiği için otelde kalamazsınız.

    bu güçlüğü geçmek için kız arkadaşınızın rezervasyonunu türkiye'den yapmanız lazım, o durumda da beş misli ücret ödemeniz lazım. biz türk vatandaşlarının aynı otel odası için yabancıların beş misline varan ücretler ödemek zorundasınız .

    türkiye'de türk olmak insan haklarına aykırı bir durum. ha, sözde tüm partiler çok milliyetçi.




  • 
Sayfa: 1
- x
Bildirim
mesajınız kopyalandı (ctrl+v) yapıştırmak istediğiniz yere yapıştırabilirsiniz.